| Kalplerini kırmış olabilir ama satış rekoru kırdığı da kesin. | Open Subtitles | ربما حطم بعض القلوب لكنه بالتأكيد حطم الرقم القياسي للمبيعات |
| Evet, ben de bizim şirketin satış rekorunu kırdım işte... | Open Subtitles | أجل , تعلمون لقد حطمت الرقم القياسي للمبيعات في شركتي |
| Ancak bu konuda yapabileceğim bir şey yok. Burada oturuyor ve satış grafiklerine bakıyordum. | Open Subtitles | كل ما أفعله هو الجلوس هنا ومراقبة الرسم البياني للمبيعات |
| - Bakın bunu bilirim. Ben satış yöneticisiyim. | Open Subtitles | ساعرف ذلك ، فأنا المدير التنفيذي للمبيعات |
| Ama bir gece Bay Paul kendini Satıştan Sorumlu Başkan Yardımcısı Graham Huffman'ın ofisinde bulmuş. | Open Subtitles | ولكن ليلة واحدة، ويجد السيد بول نفسه في مكتب نائب الرئيس للمبيعات سخيف غراهام هوفمان. |
| -Niye yeni bi satış müdürü işe almıyorsun ? | Open Subtitles | لماذا لا تقومين بتعين مدير جديد للمبيعات ؟ |
| İşçiler kim satış rekorunu kırarsa kendisi ve ailesini kapsayan tam sağlık paketini kazanacak. | Open Subtitles | أيها العمال إذا أستطاع أحد أن يحطم الرقم القياسي للمبيعات |
| Tembel ve huysuz olduğunu düşünebilirsin ama ofisin en istikrarlı yüksek satış rakamlarına sahip olduğunu biliyor muydun? | Open Subtitles | قد تعتقد انه شخص كسول لكن هل تعلم انه يملك الرقم الأعلى بثبات للمبيعات في هذا المكتب ، اكثر من اي شخص آخر |
| Bize yeni satış rekorları getireceğine eminim. | Open Subtitles | أعتقد أنه ستكون هناك أرقام قياسية جديدة للمبيعات |
| Yani, benim bölge satış müdürüm iki alışveriş torbası alıp ayaklarına geçirmiş. | Open Subtitles | لذا، مديري للمبيعات الإقليمي أخذ كيستين تسوّق، |
| Baba ve oğul satış takımı bir Baba ve oğul takım elbise mağazasıyla toplantı yapıyor. | Open Subtitles | فريق من اب وابنه للمبيعات يجتمع مع محل الاب وابنه للبدلات |
| Bu hafta yıllık satış konferansımız var. | Open Subtitles | هذا الأسبوع يوافق مؤتمرنا السنوي للمبيعات. |
| Bu cinayet silahının alındığı mağazanın satış defteri. | Open Subtitles | دفتر الأستاذ للمبيعات من المحل الذي تم شراء سلاح الجريمة منه |
| Onlara daha iyi bir algoritma ver onlar da sana dehşet bir satış ekibi versin. | Open Subtitles | انت تعطيهم خوارزمية افضل و سيعطونك فريقهم للمبيعات |
| Julie bugün stüdyoda, Skip de satış için arama yapıyor. | Open Subtitles | لكن جولي في الاستوديو اليوم وسكيب يجري اتصالات للمبيعات |
| Emily, daha şimdi son satış raporlarını aldım. | Open Subtitles | إيميلي، لقد حصلت للتو علي احدث تقرير للمبيعات |
| Orada mutlu değilsen şirketim için yeni bir satış şefi arıyorum. | Open Subtitles | ان لم تكوني سعيده هناك كنت ابحث عن رئيس جديد للمبيعات في شركتي |
| (Gülüşmeler) Bu ekran resmi Gamma tarafından üretilen bir satış videosundan. | TED | ((ضحك الجمهور)) وهذه الصورة من مقطع فيديو للمبيعات التي تقدمها جاما. |
| FHAT'de satış uzmanıydım. | Open Subtitles | لقد كنت مندوبا للمبيعات في , إي إف هاتن |
| Bir çeşit satış işinde çalışıyor. | Open Subtitles | و هو يعمل بشكلٍ ما في وظيفة للمبيعات |
| Satıştan Sorumlu Başkan Yardımcımı, dostum John Bosworth'u, hapse yolladın. | Open Subtitles | لقد ارسلت نائبي للمبيعات صديقي جون بوزورث للسجن |