| Yemek yemeye gelmedik ve bu kulaklık sohbet amaçlı kullanılmaz. | Open Subtitles | نحن لسنا هنا لأجل الغذاء. وهذه الاذان ليست للمحادثة الشخصية. |
| CA: Teşekkürler David ve Gretchen, bu olağanüstü sohbet için çok teşekkürler. | TED | كريس أندرسن: ديڤيد و جريتشن أشكركما شكرا جزيلا للمحادثة الرائعة حقا. |
| konuşma taraftarıyım ama, bir dakika için kes sesini! | Open Subtitles | أنا جاهز للمحادثة لكن ربّما يمكنك أن تسكتي لمدّة دقيقة فقط |
| konuşma taraftarıyım ama, bir dakika için kes sesini! | Open Subtitles | أنا جاهز للمحادثة لكن ربّما يمكنك أن تسكتي لمدّة دقيقة فقط |
| Konuşmayı dinlediniz. Babamın eksantriklerinden biridir. | Open Subtitles | إستمعت للمحادثة أنه احد أهواس أبي |
| Konuşmayı çok sevmem ama konuşmanın yardım edeceğini düşünüyorsan... | Open Subtitles | ليس موضوعي المفضّل للمحادثة لكن إذا إعتقدت أن المناقشة قد تساعدك... |
| Sürekli 'espri' yada 'esprili Muhabbet' demek gerçekten eğlenceli bir muhabbetin yerine geçemez. | Open Subtitles | فقط أقول \" المزاح \" أو \" bants \" مرارا وتكرارا ليست بديلا للمحادثة مسلية الفعلية. |
| Heyecan verici, seksi bir şey olmalı. Ayaküstü konuşmanın aksine. | Open Subtitles | أحتاج لشيء مميز , مثير , مشابه للمحادثة القصيرة |
| Eğer Jack McKay'in konuşacak birine ihtiyacı olsaydı, evden dışarı çıkar ve sohbet etmek için kasaba sakinlerinden birini bulurdu. | Open Subtitles | إذا جاك مكاي إحتاجَ الى شريك للمحادثة أنه بكل بالتأكيد سيغارد منزله و يحصل على شريك له من البلدة. |
| ...sohbet etmek için gelecekler. Sizi rahatsız edeceğimizi sanmam. | Open Subtitles | للمحادثة باللغة الإنجليزية لا أعتقد أننا سنقلقك |
| sohbet etmek için uygun bir zaman değil. | Open Subtitles | هذا ليس الوقت الملائم للمحادثة. |
| O, kendi siyasi ilkelerinde uyuşma sağlanmasında ısrar etmeyen ve bunu sohbet ve arkadaşlık için bir ön koşul olarak görmeyecek kadar medeni biriydi. | Open Subtitles | كانأحدأولئكالحضريين... الذين لم يصرّوا على الإتفاقية بمبادئهاالسياسية... كشرط مسبق للمحادثة أو الصداقة |
| Üç saattir DC Comics Batman sohbet odasında tartışma içerisindeyim ve yardımına ihtiyacım var. | Open Subtitles | - قمت بإمضاء الساعات الثلاث الاخيرة - في مناقشة عى الإنترنت بـ غرفة دي سي كوميكس باتمان" للمحادثة" |
| Yaşlı bir adamla ortak ne hakkında sohbet edilir ki? | Open Subtitles | -ما هو المكان الجيد للمحادثة مع رجل عجوز؟ |
| Evet, onları gördüğümüzde, ...fazla konuşma fırsatımız olmamıştı. | Open Subtitles | نعم، وعندما رأيناهم لم يكن هناك الكثير من الوقت للمحادثة |
| Bunlar benim bu konuşma için notlarım -- burada bir bağıntı olabilir. | TED | هذه ملاحظاتي للمحادثة -- وربما يوجد رابط ما هنا. |
| Tutarlı konuşma ilkesine ne oldu? | Open Subtitles | ماذا حدث للمحادثة المترابطة منطقيّاً؟ |
| Georges ne istiyorsun? Konuşmayı tekrarlamamı mı? | Open Subtitles | أتريد تسجيلا للمحادثة |
| Melodi Konuşmayı dinlediğine göre nereye gittiğimizi biliyor olmalılar. | Open Subtitles | "ميلودي) تنصت للمحادثة)، فلا بدّ أنّها تعلم وجهتنا" |
| Konuşmayı dinlemiyordum. | Open Subtitles | لم أكن أستمع للمحادثة. |
| Muhabbet konuları. | Open Subtitles | المواضيع الممكنة للمحادثة. |
| Muhabbet başlatıcı olarak söyledim. | Open Subtitles | كانت تلك جملة بادئة للمحادثة |
| konuşmanın sürmesini sağlayamıyorsan konuşman gerekmez. | Open Subtitles | إذا لم تستطع أنت تضيف شيئًا . للمحادثة ، فأنت لست مجبرًا على الكلام |
| Başkan Qian ile geçen verimli konuşmanın sonucunda kendisi de Çin gemilerine aynı emirleri verdi. | Open Subtitles | وكان هذا نتيجة للمحادثة مع الرئيس تشيان الذي أعطى أوامر مماثلة إلى السفن الحربيةالصينية في المنطقة نفسها |