| Jonas'ın kadına vermesi icin orada olman gerek. | Open Subtitles | وهذا هو المكان حيث تريد أن تكون فيه وبذلك يستطيع جوناس أن يقوم بعمل الطريق للمرأه |
| İyi haber şu ki, içi hâlâ doğru kadına verilecek aşkla dolu enerjik bir adamım. | Open Subtitles | الخبر السار هو بأنني لا زلت رجل ينبض بالحياه مع حب كبير ليعطى للمرأه المعنيه |
| Çıldırıp banyoda ortalığı birbirine katan kadına ne oldu? | Open Subtitles | مالذي حصل للمرأه تروّعت وأزعجتنا حول ماحصل ؟ |
| - Git, Kendine aynada bir bak. | Open Subtitles | أنظرى أليه هو فعلا جميل أذهبى للمرأه |
| - Git, Kendine aynada bir bak. | Open Subtitles | أنظرى أليه هو فعلا جميل أذهبى للمرأه |
| Ben mi? Ben aynada gördüğüm şeyi seviyorum. | Open Subtitles | أحب أن أنظر للمرأه |
| Çünkü kendini bir kadına en yakın hissetmenin yolu ona sarılmaktır. | Open Subtitles | 'لأنه ,تعلمين.لاتستطيع ان تحس بأنك اقرب للمرأه. اكثر من وانت محتظنها . تعلمين مثل . |
| Artık sevdiğin kadına bir adım daha yakınsın. | Open Subtitles | لقد قربت خطوه للمرأه التى تحبها |