| Her zaman hatların birinde, Ateş eden ve vurulan biri vardı. | Open Subtitles | فدائما وفي مكان ما في خط المواجهة كان هناك اطلاق للنيران ، ورجل يسقط |
| Hadi, Ateş püskürten kertenkele, gelip beni olsun! | Open Subtitles | هيا أيتها السحلية النافثة للنيران تعالى و خذينى |
| Yine de, onların düşmanca tutumlarına karşı, itfayeciler araçtan inip başarılı bir şekilde ateşe karşı mücadele verdiler. | TED | ولكنهم مع ذلك ، على الرغم من العداء ، ترك رجال الإطفاء السيارة، ونجحوا فى التصدى للنيران. |
| Koridorlarda yangın kapıları yok, ve su püskürtücüler çalışmıyor. | Open Subtitles | الرَدْهَات بدون أبواب مقاومة للنيران والمرشات لم تعمل |
| Silah yarası ve doğum pek birbirine uymuyordu ben de çılgın bir tahminde bulundum. | Open Subtitles | اتعلم اطلاق للنيران وصبى هذا لا يبدو لهذا اخذت تخمين |
| Tetiğe basmaya meraklı bir kız arkadaş... Şunları vuralım mı? | Open Subtitles | حبيبة محبة للنيران اعلينا اطلاق النار عليهم؟ |
| Ve de Alev nefesli bir ejderhayı dağı korumakla görevlendirmiş. | Open Subtitles | ووضع تنيناً نافث للنيران كي يحرس ذلك الجبل |
| Açıklıkları, ince kabuklu, yangına hassas ve küçük ağaçlar doldurdu ve ormanlarımız birbirine çok yakın ve birbirine değen ağaçlarla kaplanıp sık bir hâle geldi. | TED | أشجار صغيرة رفيعة الأغصان وحساسة للنيران ملأت الفراغات وأصبحت غاباتنا كثيفة ومليئة بأشجار متقاربة تتلامس مع بعضها |
| Patron, eğil, Ateş ediyorlar. | Open Subtitles | رئيسي, بالأسفل نحن نتلقى إطلاقاً للنيران |
| Minibüsümüzü çalan hatun, bir dükkanı soyduktan sonra bize Ateş açtı. | Open Subtitles | أعني, سيارتنا سرقت من قبل تلك المرأة بعد أن سرقت متجرا و جعلتنا مرمى للنيران |
| Kocaman, kanatlı, Ateş soluyan bir ejderha buraya mı geliyor? | Open Subtitles | تنين عِملاق، مُجنَّح، نافِث للنيران آتٍ إلى هنا؟ |
| Zorgonlar ateşe geliyorlar Lisa yapma | Open Subtitles | الزورجونز ينجذبوا للنيران لا تفعلي , ليسا , لا |
| Ellerin ateşe karşı dayanıklı olabilir ama geri kalan kısımların değil. | Open Subtitles | وربما... تكون يداك مقاومة للنيران, لكن باقي جسدك لن يكون منيعاً |
| ateşe ne kadar dayanıklı olduğunuzu merak ediyoruz Şerif Yardımcısı. | Open Subtitles | كنا نتسائل عن مدى قوة مقاومتك للنيران أيها النائب. |
| İlk icraatım binanın yangın güvenliğini denetlemek oldu. | Open Subtitles | أول شيء عملت على التأكد منه هو أن المبنى مضاد للنيران |
| Gıcırdayan yangın çıkış kapıları, körili lazanyalar ve hala izlerini taşıdığım acınacak bir yazar. | Open Subtitles | أبواب مضادة للنيران تحدث صريراً والازانيا مطبوخة بالكوري وشاعر معدم، لا أزال اشعر بإنني أتحمل ندوبه |
| Bir sonraki işimde dağların tepesindeki yangın gözetleme kulübelerinde çalışacağım. | Open Subtitles | الوظيفة التالية التي سأحصل عليها في مرقب للنيران |
| Silah delisi eski kız arkadaş... | Open Subtitles | حبيبة محبة للنيران أعلينا أن نطلق عليهم؟ |
| Silah delisi eski kız arkadaş, | Open Subtitles | حبيبة محبة للنيران |
| Tetiğe basmaya meraklı bir kız arkadaş... | Open Subtitles | حبيبة محبة للنيران |
| Tetiğe basmaya meraklı bir kız arkadaş... | Open Subtitles | حبيبة محبة للنيران |
| Alev almak üzereyim. | Open Subtitles | إنيّ على وشكِ أن أشتعل للنيران. |
| Bu şeker palmiyeleri yangına dayanıklı çıktılar ve bu arada sele de dayanıklılar. Yerel halka oldukça çok gelir sağlıyorlar. | TED | وتحولت نخيل السكر هذه لتكون مقاومة للنيران وكذلك مقاومة للفيضانات بالمناسبة. وتدخل أيضا الكثير من الدخل للناس المحليين. |
| Mesela, ofis yangını için bir kundakçı, vur-kaç için bir dümenci. | Open Subtitles | على أساس مهاراته مُضرم للنيران لجريمة إحراق المبنى سائق من أجل صدم بسيارة |
| Gerçekte olanlar, silahlı çatışmadan çok kaza gibiydi. | Open Subtitles | ما حدث حقاً كان أقرب إلى فشل ذريع منه إلى إطلاق للنيران. |