| Az önce Güney Kaliforniya'nın en önemli eroin tedarikçisinden bir oturtma aldık. | Open Subtitles | لقد حصلنا للتو على لقاء مع الموزع الرئيسي للهروين في جنوب كاليفورنيا |
| Hastanede çalıştığım sırada eroin bağımlısı keşler bir çocukla gelirdi. | Open Subtitles | عندما كنت أعمل بالمستشفى هؤلاء الرجال، مدمنين للهروين يأتون بطفل |
| eroin bağımlısının neden eroine ihtiyacı olduğunu anlayabilirim. | Open Subtitles | أستطيع فهم لماذا مدمن الهروين يحتاج للهروين |
| Çoraplarımda patlayıcılar yok ve iç çamaşırımda eroin taşımıyorum. | Open Subtitles | لا وجود لمتفجرات بجواربي، ولا وجود للهروين في ملابسي الداخلية. |
| O da eroin bağımlılığı tedavisi görüyor. 2 tane yetişkin evladım var. | Open Subtitles | التي تتعافى من ادمانها للهروين لدي طفلان بالغان |
| O da eroin bağımlılığı tedavisi görüyor. 2 tane yetişkin evladım var. | Open Subtitles | التي تتعافى من ادمانها للهروين لدي طفلان بالغان |
| Evet, eroin bağımlılığım pahalıya patlıyor. | Open Subtitles | -لا أصدق هــذا -أجــل إدمــاني للهروين أصبح غاليا |
| Görevimiz, eroin üretimini yok etmekti. | Open Subtitles | مهمتنا كانت لتدمير مصنع للهروين |
| Onlar Çinhintli bir eroin karteli. | Open Subtitles | إنهم منظمة هنود صينيين للهروين |
| Metadon tedavisini bırakıp eroine dönen bağımlıların aşırı dozdan ölme ihtimali yüksektir. | Open Subtitles | و المدمنون الذي انقطعوا عن "الميتادون" عادوا للهروين |