| Kartım 6 ayı aşkın süredir sizdeydi. | Open Subtitles | لديك بطاقة العمل خاصتي لما يربو عن الستة أشهر. |
| Sonra da onu öldürdüm. Bir asırı aşkın süredir her gün ölmesini izledim. | Open Subtitles | ثم أقتلها، يوميًّا لما يربو عن قرن شهدتها تموت. |
| Bir asırı aşkın süredir her gün kalbim parçalanarak göğsümden çıktı. | Open Subtitles | يوميًّا لما يربو عن قرن انتزع قلبي من صدري. |
| Ama bir yoldan fazladır beni yiyip duruyordu. | Open Subtitles | لكن هذا الأمر يقضّ مضجعي لما يربو عن عامٍ. |
| Birkaç yıl geçince bıraktım ama garip kıyafetlerinizden anladığım kadarıyla... 100 yıldan fazla süredir buradasınız. | Open Subtitles | توقفت عن ذلك بعد بضع سنين، لكن بالنظر لملابسكما الغريبة إنّك هنا لما يربو عن قرن. |
| Sonra da onu öldürdüm. Bir asırı aşkın süredir her gün ölmesini izledim. | Open Subtitles | ثم أقتلها، يوميًّا لما يربو عن قرن شهدتها تموت. |
| Bir asırı aşkın süredir her gün kalbim parçalanarak göğsümden çıktı. | Open Subtitles | يوميًّا لما يربو عن قرن انتزع قلبي من صدري. |
| Sonra da onu öldürdüm. Bir asırı aşkın süredir her gün ölmesini izledim. | Open Subtitles | ثم أقتلها، يوميًّا لما يربو عن قرن شهدتها تموت. |
| Bir asırı aşkın süredir her gün kalbim parçalanarak göğsümden çıktı. | Open Subtitles | يوميًّا لما يربو عن قرن انتزع قلبي من صدري. |
| Ayrıca otuz yıldan fazladır parkta ciddi bir hata ortaya çıkmadı. | Open Subtitles | والحديقة لم تُصَب بعطل حرج لما يربو على 30 عامًا. |
| Yeah, I had been living on my own for over a year after Kocam ayaklanma sırasında öldüğünden beri bir seneden fazladır yalnız yaşıyorum. | Open Subtitles | {\fnArabic Typesetting}أجل، كنتُ أقطن بمزرعتي لما يربو عن عامٍ بعدما لاقى زوجي حتفه بالانتفاضة. |
| 200 yıldan fazla süredir bu konuda çıraklık yapıyordum. Sonunda patronum bana ilk solo projemi verdi. | Open Subtitles | ظللتُ متدربًا لما يربو من مئتي عام ومن ثم منحني رئيسي أخيرًا مشروعي الفرديّ الأول. |