| Onu affetmeye hazır değilim ve kesinlikle aynı masayı paylaşmaya da. | Open Subtitles | أنا لست مستعدًا لمسامحته والآن لست مستعد لمشاركة طاولته |
| Belki de Francie sevgilisi onu hayal kırıklığına uğrattığında onu her zaman affetmeye hazır olduğunu fark etmiştir. | Open Subtitles | ربما أنتبهت الى ذلك عندما يقوم بخذلها ربما تكون دائماً جاهزة لمسامحته |
| - Tamam, onu affetmeye hazırım. | Open Subtitles | -إنني مستعدة لمسامحته |
| Eğer beni sevecek iyi bir insan bulsaydım, onu affetmenin yolunu da bulurdum. | Open Subtitles | إن أمكنني أن أجعل شخصاً طيباً يحبني فبإمكاني أن أجد طريقة لمسامحته |
| Belkide,onu...affetmenin zamanı gelmiştir. | Open Subtitles | ربما حان الوقت .. لمسامحته |