| Seni, küçük yatağımı paylaşmaya davet edebilirdim ve belki de gelebilirdin. | Open Subtitles | كنت سأدعوك لمشاركتي السرير وربما كنت ستلبين الدعوة |
| Benim dertlerimi paylaşmaya çabalıyorsun, ama seninkileri bana hiç anlatmıyorsun. | Open Subtitles | تسعى لمشاركتي أعبائي .في حين أنك لا تخبرني بشأنك |
| Darius kuzenimdi. Yasadışı soruşturmaya yardım etmemin tek sebebi bu. | Open Subtitles | كان (داريوس) قريبي، وهذا هو السبب الوحيد لمشاركتي في تحقيق غير قانوني. |
| "Paylaştığın için teşekkür ederim" dedi. | Open Subtitles | أمي وأنا لا نعرف عنها؟ أوه، ذلك يعني " شكراً لمشاركتي" |
| - Kesinlikle. - Paylaştığın için sağol. | Open Subtitles | كلياً - شكراً لمشاركتي معلوماتِك - |
| - Güzel görünüyor. - Odanı Paylaştığın için sağ ol. | Open Subtitles | تبدو جيدة، شكرًا لمشاركتي |
| Benimle Paylaştığın için sağ olasın evlat. | Open Subtitles | وشكراً لمشاركتي يافتى |
| Paylaştığın için teşekkür ederim. | Open Subtitles | شكرًا لمشاركتي بالمعلومات |
| Tüm bunları benimle Paylaştığın için. | Open Subtitles | شكراً لكـ, لمشاركتي كلَّ هذا |