| Bu kadar fazla kazağa ihtiyacım yoktu cidden. | Open Subtitles | أنا فعلاً لم أحتاج إلى هذا الكم من السترات |
| Tedaviye ihtiyacım yoktu. Beni yolundan savmak istedin sadece. | Open Subtitles | لم أحتاج إلى علاج أردت إبعادي فحسب |
| O kadar çok Parmesan'a gerek yoktu. | Open Subtitles | لم أحتاج لكل هذه الكمية من جبن البارماجان |
| En azından tecavüz ya da hileye başvurarak bir eş almama gerek yoktu. | Open Subtitles | على الأقل لم أحتاج إلى أخذ زوجة بطرق الأغتصاب |
| Doğrulamak için evet veya hayırlara ihtiyacım var. | Open Subtitles | لم أحتاج من قبل لإثبات ذلك |
| Doğrulamak için evet veya hayırlara ihtiyacım var. | Open Subtitles | لم أحتاج من قبل لإثبات ذلك |
| Evet, şu ana kadar ihtiyaç duymadım ki. | Open Subtitles | أجل، لم أحتاج أحدهم إلا الآن |
| 1. sınıftan beri ablamın beni okula götürmesine ihtiyacım olmamıştı. | Open Subtitles | فأنا لم أحتاج لأن توصلني أختي الكبرى إلى المدرسة منذ الصف الأول |
| Açık olmak gerekirse, ona ihtiyacım yoktu. | Open Subtitles | فقط لأكون واضح لم أحتاج إليها |
| Abe'e ihtiyacım yoktu. | Open Subtitles | -حسناً ، أنا لم أحتاج (إيب ). |
| gerek yoktu. Ansiklopedimiz vardı. | Open Subtitles | لم أحتاج أن أذهب , كان عندنا موسوعة |
| - Yeterince şey biliyorum, gerek yoktu. | Open Subtitles | لأننى لم أحتاج لذلك |
| Ama sokaklarda kaldığım zaman, ihtiyaç duymadım. | Open Subtitles | لم أحتاج ذلك |
| Bir daha hiç Virginia Adası'na ihtiyaç duymadım. | Open Subtitles | (لم أحتاج جزيرة (فيرجينيا |
| Hiç kimseye ihtiyacım olmamıştı | Open Subtitles | أنا لم أحتاج أحد أبداً |
| Hiçbir zaman; şu anda ihtiyacım olduğundan daha fazla, biraya ihtiyacım olmamıştı . | Open Subtitles | لم أحتاج الى الجعة مثل الآن |