| Ama ben... seninle birlikte olmak istiyordum... beni durdurmasına izin vermedim. | Open Subtitles | لكني أردت أن أكون معك لكن لم أدعها توقفني |
| Açıkçası, girmesine ben izin vermedim. | Open Subtitles | بكل وضوح.. أنا لم أدعها تدخل.. |
| E-postaları okumasına izin vermedim. | Open Subtitles | لم أدعها تقرأ إحدى تلك الرسائل |
| Gitmesine izin vermedim. | Open Subtitles | أنا لم أدعها تذهب |
| Ne olursa olsun, bunun asla işime engel olmasına müsaade etmedim. | Open Subtitles | أيّاً كانت ملاحظات أو غير... لم أدعها تتدخل في عملي، |
| Almaya çalıştı ama müsaade etmedim! | Open Subtitles | أرادت أن تأخذ عيناي لكنّي لم أدعها |