| Dikkatli olmuşsun, gittiğini bile duymadım. | Open Subtitles | لقد كنتِ حذرة, أنا لم أسمعكِ عندما غادرتِ |
| Küçüklüğümden beri böyle konuştuğunu duymadım. | Open Subtitles | لم أسمعكِ تتكلمي بهذا الشكل منذ أن كنت بنت صغيرة |
| Gece geldiğinizi duymadım. Saat kaçta geldiniz? | Open Subtitles | لم أسمعكِ وأنت تدخلين بأيّ وقت دخلتِ البيت؟ |
| Bu konudan böylesine tutkuyla bahsettiğini duymamıştım daha önce. | Open Subtitles | لم أسمعكِ تتكلّمين عنه بشغف من قبل. |
| Suyun sesinden seni Duyamadım. Her şey yolunda mı? | Open Subtitles | لم أسمعكِ مع وجود صوت الماء هل كل شئ على ما يرام؟ |
| Henüz onu terk ettiğini... duymadım. | Open Subtitles | لم أسمعكِ تنبذينه بعد |
| Özür dilerim tatlım. Seni duymadım. | Open Subtitles | أنا أسف يا عزيزتي لم أسمعكِ |
| - Ne dediğini duymadım. - Pheebs, bırak gideyim. | Open Subtitles | لم أسمعكِ تقوليها - فيبي، دعيني أذهب - |
| - Geldiğini duymadım. | Open Subtitles | لم أسمعكِ تدخلين. |
| Geldiğini duymadım. | Open Subtitles | لم أسمعكِ تدخلين |
| Ben şimdi senin bile öyle bir şey dediğini duymadım. | Open Subtitles | أنا لم أسمعكِ حتى تقولين هذا |
| Özür dilerim, sanırım seni duymadım. | Open Subtitles | أظنني لم أسمعكِ |
| Özür dilerim hayatım. Seni duymadım. | Open Subtitles | آسف يا عزيزتي لم أسمعكِ |
| Dün gece eve geldiğini duymadım. | Open Subtitles | لم أسمعكِ تدخلين ليلة أمس |
| Geldiğini duymadım. | Open Subtitles | لم أسمعكِ تدخلين |
| Geldiğini duymadım bile. | Open Subtitles | لم أسمعكِ حتى تدخلين. |
| Ben aşağıya indiğini duymadım. | Open Subtitles | لم أسمعكِ وأنتِ تنزلين. |
| Hiçbir şey hakkında peh dediğini duymamıştım. | Open Subtitles | لم أسمعكِ من قبل تقولين هذا عن أي شيء |
| Daha önce küfür ettiğini hiç duymamıştım, Amanda. | Open Subtitles | لم أسمعكِ تلعنين من قبل |
| Dün gece geldiğini duymamıştım. | Open Subtitles | لم أسمعكِ تأتين البارحة. |
| Kusura bakma, şıngırdayan mücevherlerden ne dediğini Duyamadım. | Open Subtitles | كيف كانت رحلتك الى هنا؟ آسفة لم أسمعكِ بسبب وجود كل هذه الضجة من المجوهرات |