Ben sadece gazlı bez arıyordum. Burada birisinin olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | كنتُ أبحث عن بعض الشاش لم أعلم بوجود أحد هنا |
Kampüste böyle bir yer olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | أنا لم أعلم بوجود مكانٍ مثل هذا في كامبس |
Bu mükemmel! Şehirde bir simyacı olduğunu bilmiyordum! | Open Subtitles | هذا رائع لم أعلم بوجود الكميست في مدينتنا |
O aramada gazeteci olduğunu bilmiyordum yahu. | Open Subtitles | عليك أن تعلمها لم أعلم بوجود صحفية على تلك المكالمة |
İçeride birinin olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | لم أعلم بوجود سواى هنا ، معذرة |
Sen kapımı çalana kadar başkalarının olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | لم أعلم بوجود شخص آخر حتّى طرقتِ بابي |
Tatlım, bu oksinin arabada olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | عزيزي، لم أعلم بوجود مخدّر بالسيّارة |
Pardon. İçeri biri olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | أنا آسف، لم أعلم بوجود أحد هنا |
Şekerimiz olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | لم أعلم بوجود تحليّة هنا |
Bunun burada olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | لم أعلم بوجود هذا قط. |
- Selam, misafiriniz olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | مرحباً. لم أعلم بوجود ضيوف. |
Çünkü Hakimiyetçilerin var olduğunu bilmiyordum bile. | Open Subtitles | لكن تبريرًا لموقفي، لم أعلم بوجود (الطغاة) أصلًا. |