| Her şeye burnunu sokmamanı söylemiştim! beni dinlemedin. | Open Subtitles | أخبرت بأن لا تكون فضولي أنك لم تصغي فقط |
| Sana açıklamaya çalıştım, ama beni dinlemedin. | Open Subtitles | لقد حاولت الشرح ، ولكنك لم تصغي إلي |
| Uzak durman konusunda seni uyardım. Ama beni dinlemedin. | Open Subtitles | حذّرتك للابتعاد عن هذا، لكنّك لم تصغي. |
| dinlemiyordun artık. Dalıp gitmiştin sanki. | Open Subtitles | لم تصغي بعد ذلك وبدوت بعيدة |
| Olay ayak izleriyle ilgili degil. Dogru duzgun dinlemiyordun. Baskerville'i duydun mu? | Open Subtitles | لاعلاقة لآثار الأقدام بالأمر، (جون) أنت لم تصغي هل سمعت بـ "باسكرفيل" يوماً؟ |
| Git dediğimde beni dinlemedin. | Open Subtitles | أنت لم تصغي لي عندما قلت لك أن تغادري |
| Benden uzak durmanı söyledim! beni dinlemedin! | Open Subtitles | أخبرتك أن تبقى بعيدا عني لكنك لم تصغي |
| Neden beni dinlemedin ki? | Open Subtitles | لمَ لم تصغي إليّ ؟ |
| Ben de sana o adamdan uzak dur dedim ama beni dinlemedin. | Open Subtitles | "حذرتك أن تبقي بعيدة عنه لكنكِ لم تصغي" |
| - beni dinlemedin. | Open Subtitles | -لكنكِ لم تصغي |
| Olay ayak izleriyle ilgili değil. Doğru düzgün dinlemiyordun. Baskerville'i duydun mu? | Open Subtitles | لاعلاقة لآثار الأقدام بالأمر، (جون) أنت لم تصغي هل سمعت بـ "باسكرفيل" يوماً؟ |