| Onu hiç tanımadın Finn. | Open Subtitles | أنت لم تعرفه يا فين |
| Onu hiç tanımadın, kardeşim Pius'u. | Open Subtitles | لم تعرفه أبـداً، أخي (بيوس). |
| Biliyorsun geldiğim yerde eğer birisi senden.. ...hiç tanışmadığın birisine.. ...kafasının arkasından demir geçirmesini istediğinde.. | Open Subtitles | تعرف من حيث جئت، إذا أحدهم طلب منك أن تضع حديد في مؤخرة رأس احد لم تعرفه من قبل |
| Arkadaşım sana şimdiye kadar hiç tatmadığın bir acıyı tattırabilir. | Open Subtitles | صديقتي هنا يمكنها أن تعرض لك الألم، الذي لم تعرفه من قبل |
| Belki de yeteri kadar onu tanımıyordunuz. | Open Subtitles | من المحتمل أنك لم تعرفه جيداً كما تظـُـن ذلك |
| Sorun şu ki, onu hiç tanımadığını iddia ediyor. | Open Subtitles | المشكلة هي انها ادعت انها لم تعرفه ابداً |
| Daha tanışmadığın bambaşka bir Elena var. O, her şeyi merak eden ve çok meşgul olan biriydi. | Open Subtitles | هناك الكثير مما تحتويه شخصية (إلينا) لم تعرفه بعد إنها كانت مُنطلقة بكل شيء،كانت مشغولة جداً. |
| Şimdi sana hiç tatmadığın sevgiyi vereceğim. | Open Subtitles | انا أمنحك الأن الحب الذى لم تعرفه |
| - Onu tanımıyordunuz. Niçin özür diliyorsunuz? | Open Subtitles | أنت لم تعرفه لماذا يجب أن تعتذر؟ |
| Onu en iyi zamanlarında tanımıyordunuz. | Open Subtitles | أنت لم تعرفه في قمة مجده |
| O halde onu pek tanımıyordunuz? | Open Subtitles | -أنتَ لم تعرفه حق المعرفة إذاً؟ |
| Aslında hiç tanımadığını sandığın birini kaybetmek çok tuhaf geliyor. | Open Subtitles | امر غريب بأن تفتقد شخص ما تشعر وكأنك لم تعرفه حقا |
| Onu hiç tanımadığını söylemiştin. | Open Subtitles | لقد قلت انك لم تعرفه قط! |