| Yanlış odaya girdi. - benim partide olduğumu bile bilmiyordu | Open Subtitles | والتقت بالشخص الخطأ لم تعلم اني كنت في الحفله |
| Polis cesede ne yapacağını bilmiyordu, sanırım onu yaktılar veya gömdüler, bilemiyorum. | Open Subtitles | لم تعلم الشرطه ما الذى تفعله بالجثه لذا أظن إنهم سوف يحرقونه أو ماشابه |
| Kemik tozu olmazsa çiçekler bok gibi olur. Bunu bilmiyordun, değil mi? | Open Subtitles | من دون وجبة عظام، تكون الورود بحالة مزرية، لم تعلم ذلك، صحيح؟ |
| - Hey, dinle, sersem. Bugüne dek, asla bilmiyordun... kaç adamla yattığımı çünkü asla sorup rahatsız etmedin. | Open Subtitles | حتى هذا اليوم ,انت لم تعلم كم عدد الرجال الذين قمت بعلاقه معهم |
| CIA'de bölüm şefi olarak siz neler olup bittiğini bilmiyor muydunuz? | Open Subtitles | رغم كونك رئيس ال س .ى.أ , لم تعلم بما يحدث؟ |
| Biliyorum ama onun ne kadar inatçı olduğunu bilmiyorsun. | Open Subtitles | أعلم يا أبي لم تعلم كم كان من الصعب تدريبها |
| Göz önündeydi. Gerçekten ne yaptığımı hiç bilmiyordu. | Open Subtitles | بدأت منذ البداية كأنها لم تعلم ماذا افعل |
| Benim orada dikildigimi gördü. Kim oldugumu bilmiyordu. | Open Subtitles | ثم رأتني أقف هناك بالخارج إنها لم تعلم من أكون |
| O kızın olanları zamanla unutacağını düşünüyordu fakat onun ne kadar vahşi olduğunu bilmiyordu. | Open Subtitles | لقد إعتقدت أنها سوف تجعلها تنسى ما حصل لكنها لم تعلم كم كانت الفتاة مفترسة |
| Elsa bilmiyordu ki asıl üzücü haberi, oğlunun savaşa kendi isteğiyle gittiğini, ya da her ikimizin de. | Open Subtitles | إلسا , لم تعلم ماذا كان الأسوء ذهب أولادها إلى الحرب بسببه أو كلانا سيذهبوا بسببه |
| Savaşa gittiklerini bilmiyordun. | Open Subtitles | انت لم تعلم انهم ذاهبون للحرب انا اشعر بالمراره |
| Bu sabaha kadar gerçekte kim olduklarını bile bilmiyordun. | Open Subtitles | كيف تعرف ماذا يريدان؟ إلى هذا الصباح، أنت لم تعلم من هما أصلاً |
| Jaffaların gemiye geçebileceğini bilmiyordun. | Open Subtitles | أنت لم تعلم أن الجافا نقلوا أنفسهم على متنها |
| Nereye gittiğimi bilmiyordun, nerede olduğumu biliyordun. | Open Subtitles | إنك لم تعلم أين أنا ذاهب لقد علمت بالظبط أين كنت |
| Buna şaşırabilirsiniz ama NASA uzay araçlarının başka bir gezegende tam olarak nereye iniş yapacağını bilmiyor. | TED | قد تتفاجئ أن أن ناسا لم تعلم بالضبط أماكن هبوط مسابرها على الكواكب الأخرى. |
| Biliyor da bilmezden mi geliyordu, yoksa gerçekten bilmiyor muydu, bilmiyorum. | Open Subtitles | لا أدري إن كانت تعلم وغضّت الطرف أو أنّها لم تعلم بتاتاً |
| Karım olanları bilmiyor. - İlişkin mi var? | Open Subtitles | لم تعلم زوجتي بالأمربعد ألا تتحلى بالتهذيب؟ |
| Aslında sen de ölüsün ama henüz bunu bilmiyorsun. | Open Subtitles | فالحقيقة، أنت ميت أيضاً لكنك لم تعلم بعد |
| - Ama oraya nasıl geldiğini bilmediğini söyledi. | Open Subtitles | ولكنها قالت انها لم تعلم كيف أنتهى بها الأمر هناك |
| Ve sonra özüne dönüp sahip olduğunu bile bilmediğin bir güce sahip oluyorsun. | Open Subtitles | ثم تبحث داخل نفسك، وتجد القوة التي لم تعلم حتى بأنك تتحلى بها |
| dedi. Faksı aldığında para çekip yatırılan bir hesap gördü ve bundan haberi yoktu. | TED | بالفاكس وعندما حصلت عليها لاحظت حسابا حيث عمليات السحب والإيداع فيه لم تعلم عنها شيئاً |
| Asla hiçbir şey bilmezsin. Asla hiçbir şeyi bilerek yapmazsın. | Open Subtitles | ...انت لم تعلم ابدا اى شىء.انت لا تفعل اى شىء متعمدا.لكن |
| Ama bunu bilemezdin çünkü aklın havalarda geziyor. | Open Subtitles | لكنك لم تعلم هذا لأن رأسك بعيد عن مؤخرتك |
| Cinayetlerden haberi olduğunu söylemeyecek çünkü haberi yok. | Open Subtitles | لن يقول بأنها كانت تعلم بتلك الجرائم لأنها لم تعلم |
| Amy idi, sana ulaşmaya çalışmış- telesekretindeki mesajları kontrol edip etmeyeceğini bilmiyormuş. | Open Subtitles | كانت إيمي لم تعلم إذا كنت ستتفقدين رسائلك |
| Hayır, efendim. Hiçbir şey bilmiyordunuz hala da bilmiyorsunuz. | Open Subtitles | لا سيدي، أنت لم تعلم شيء، و لا زلت لا تعلم شيء. |