| Göl evine gideceğimizi bana söylemedin. | Open Subtitles | أنت لم تقل لي نريد أن نذهب إلى الكوخ على النهر. |
| Paris'in bir kabus olduğunu neden bana söylemedin? | Open Subtitles | لماذا لم تقل لي أن باريس سيئة كحلم مزعج؟ |
| - Hayır, Bana söylemedi, onun tarafında olmadığımı biliyor, hala ışığı göreceğimi ümit ediyor. | Open Subtitles | , لا , هي لم تقل لي إنها تعلم , أني لست في صفها ,هي لاتزال تأمل , أرى ذلك البريق |
| 'Finn doğru söylemişti - Chloe neden Bana söylemedi? | Open Subtitles | فين لديه وجهة نظر صائبة نوعا ما . لماذا لم تقل لي كلوي ؟ |
| Bana daha önce evlendiğini ve bir kızın olduğunu söylememiştin. | Open Subtitles | لم تقل لي مطلقا أنك كنت متزوجا قبل ذلك وأنه عندك طفلة |
| Ay Ruhu ile öpüştüğünü hiç söylememiştin. | Open Subtitles | لم تقل لي أبداً أنك كنت حبيب روح القمر أنا أحاول المتابعة |
| Biliyor musun Bulldog? Nereli olduğunu söylemedin. Dur tahmin edeyim. | Open Subtitles | أتعرف يا كلب الحراسة لم تقل لي أبدا من أين اتيت، دعني أحزر |
| Ama bana ölü biri olacağını söylememiştin. | Open Subtitles | نعم. ولكنك لم تقل لي أن هناك رجل ميت |
| Iksiri nerede olduğunu bana söylemedin aynı nedenle. | Open Subtitles | للسبب نفسه الذي لم تقل لي أين مكان الجرعة |
| Peki, o da bana söylemedin, ama o, komik zeki ve o terk kaderinde, şirin. | Open Subtitles | حسناً ، هي لم تقل لي أيضاً . لكنه وسيم ، مضحك و ذكي ، و هو مقدّر له أن يرحل |
| - Neden bana söylemedin? | Open Subtitles | لماذا لم تقل لي ؟ ؟ ساره , هلا |
| Eğer eve getireceğini bana söylemedin | Open Subtitles | كنت لم تقل لي كنت وبذلك يصبح الوطن |
| Zamanda yolculuk ettiğini bana söylemedin. | Open Subtitles | لم تقل لي أنك تسافرين عبر الزمن |
| Bana söylemedi. Onu duyduğumu bilmiyor. | Open Subtitles | لم تقل لي فهي لا تعرف أنني أسمعها |
| Bana söylemedi. Onu duyabildiğimin farkında değil. | Open Subtitles | لم تقل لي فهي لا تعرف أنني أسمعها |
| Bana söylemedi efendim. Çok üzgünüm. | Open Subtitles | لم تقل لي يا سيدي، أنا آسف جدا |
| Ahbap, yemekte peynirli makarna olduğunu söylememiştin. | Open Subtitles | يا رجل , لم تقل لي بأنه هناك معكرونه مع الجبن |
| Tecavüze uğrayan adamın eşcinsel olduğunu söylememiştin. | Open Subtitles | أنت لم تقل لي مثلي الجنس الرجل الاغتصاب و. |
| Babanın nişancı olduğunu söylememiştin. | Open Subtitles | لم تقل لي أبداً أن أباك كان قناصاً |
| Bana, bu çalıştığın "özel" adamın baban olduğunu hiç söylememiştin. | Open Subtitles | لم تقل لي أن الرجل الاستثنائي الذي كنت تعمل معه أنه كان والدك |
| Neden bana gay olduğunu söylemedin. Bunu hiç sorun etmezdim. | Open Subtitles | لم لم تقل لي أنك شاذ أنا موافق على هذا |
| Çocuğun olacağını söylememiştin. | Open Subtitles | لم تقل لي بأنك سيكون لديك طفل |