Ama hiç kimse o kızın kim olduğunu bilmiyordu. Çok uğraştık. | Open Subtitles | و لكن لم يعرف أحد من هي الفتاة ، كلنا حاولنا |
kanaman olduğunu bilmiyordu, belki de bayılman... belki yemek yemediğin için olmuştur. | Open Subtitles | ربما لم يعرف أنك تنزفين فالالكت سطقت مغشية لأنك لم تأكلي جيداَ |
Konserve açacağının ne olduğunu bilmiyordu. Kamptaki gibi konserveleri bıçakla açıyordu. | Open Subtitles | لم يعرف الفتاحة كان يفتحها بالسكين مثلما يفعل اللاجئون في المعسكرات |
Frankie bir not bile bırakmadı, nerede olduğunu kimse bilmiyordu. | Open Subtitles | فرانكي لم يترك رسالة و لم يعرف أحد أين ذهب |
Aralarından hiç birisi neye bulaştıklarını bilmiyordu, onlar büyük bir oyunun sadece piyonlarıydı. | Open Subtitles | لم يعرف إيهما ما كانا يفعلان لقد كانا ألواح شطرنج في مباراة كبيرة |
Ama babamız bizi seviyordu. Galiba sadece bunu nasıl göstereceğini bilmiyordu. | Open Subtitles | لكن والدنا أحبّنا، إنـّه فقط لم يعرف كيف يعبر عن حبّه. |
Doktorlara seni tedavi edip etmediklerini sordum, hiçbiri nerede olduğunu bilmiyordu. | Open Subtitles | سألت المسعفين اذا ما عالجوك و لم يعرف احد اين كنت |
Ya Dük'ün kim olduğunu gerçekten bilmiyordu ya da biliyordu ve yalan söyledi. | Open Subtitles | وايضا هو لم يعرف من هو الدوق على حقيقته او انه قَد كَذِب |
Aslında, hayatımdaki hiç kimse kız olduğumu bilmiyordu; ne okuldaki öğretmenlerim, ne arkadaşlarım, ne birlikte çalıştığım yönetmenler... | TED | في الحقيقة، لم يعرف أحد في حياتي أني كنت بنتا ولا حتى معلميني ولا أصدقائي ولا المخرجين الذين عملت معهم. |
RF: Şimdi buna dikkatlice bak, onların dikenleri olduğunu görüyorsun ve bir kaç hafta öncesine kadar, kimse onların ne yaptığını bilmiyordu. | TED | روبرت: إذا إذا نظرتم بدقة إلى هذه، ماترونه هو أن لديهم أشواك وحتى قبل الأسابيع القليلة الماضية، لم يعرف أحد ما وظيفتها. |
Huxley, beyin faaliyetlerinin ve bilinçli deneyimlerin birbiriyle ilişkili olduğunu biliyordu ama nedenini bilmiyordu. | TED | لقد عرف هكسلي إن نشاط المخ والتجارب الواعية مترابطة معا لكنه لم يعرف لماذا |
CFC'ler her yerdeydi ve kimse yerine bir ikamenin bulunup bulunamayacağını bilmiyordu. | TED | كان الكلوروفلوروكربون في كل مكان، و لم يعرف أي شخص إذا كان يمكن العثور على بديل. |
Matematiği bilmiyordu; daha matematik de yoktu. | TED | إنه لم يعرف الرياضيات ،لم تكن موجودة حتى ذلك الوقت. |
Arkadaşıma bana ait bir şey vermen gerekiyor. Gittiğimden haberi yoktu. | Open Subtitles | احتاج منكِ إيصال شيئ لصديق لي انه لم يعرف انني غادرت |
Sonra korkun yavaş yavaş geçecek ve birkaç gün sonra kimsenin bir bok bilmediğini fark edeceksin. | Open Subtitles | وذلك الخوف سيبدأ في الزوال ، وبعد أيام قليلة ستدرك أن أحداً لم يعرف شيئاً |
Harbin, eve girdiği sırada içeride biri olduğunu bile bilmiyormuş. | Open Subtitles | هاربن لم يعرف حتى بوجود احد في المنزل عندما دخله |
bilmeyen tek kişi vardı, o da şu an size bakıyor. | Open Subtitles | الشخص الوحيد الذي لم يعرف هو الذي يحدّق إليكَ بغضب الآن |
Ama, ha-hayata geçeceğini bilmiyordum. Hiç birimiz bilmiyordu, bu sadece hikayeydi. | Open Subtitles | لكن لم أعرف أنه سيصبح حياً لم يعرف أحد منا، كان مجرد قصة |
Yani Dunluce'deki turnuvada Donnchadh'ın kızını kazanmaya geldiğinde... ben olduğumu fark edemedi. | Open Subtitles | لذلك عندما جاء الى المسابقة فى الدونلوك ليفوز بإبنة دونيكاند لم يعرف أنها أنا |
Geçen ayın, Marco'nun doğum günü olduğunu bile bilmiyor, sayın yargıç. | Open Subtitles | لم يعرف أن ميلاد ماركو كان في الشهر الفائت يا صاحبة السيادة. |
Yaşamak ve para kazanmak için başka bir yol bilmedi. | TED | لم يعرف أية طريقة أخرى لكسب العيش و صنع المال. |
Bunun yanında sadece Frommer'ın bilmediği bazı şeyleri anlattım. | Open Subtitles | بالرغم من أنّني رايت بضعة أشياء فورمور لم يعرف بشأنها |
Polisler onu suçlayana kadar karısının öldüğünden bile haberi yokmuş. | Open Subtitles | و لم يعرف حتى أنها ماتت لغاية أعتقاله بتهمة الجريمة |
Eminim o gerzek kimi soyduğunun farkında değil, ama işimizin içine etti. | Open Subtitles | أراهن أن الأحمق لم يعرف من كان يسرق جعلنا نفوّت فرصتنا |
Çünkü o zaman hastasının nerede olduğunu bilmezdi. Kaçırıldığını düşünürdü. | Open Subtitles | لأنه إذا لم يعرف مكان مريضه فإنه سيعتقد أنه اختطف |
Ne yapacağını bilememiş. Onu yıllardır tanır. | Open Subtitles | لم يعرف ما عليه فعله هو يعرفها منذ سنوات |