ويكيبيديا

    "لم يكن لها" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • yok
        
    • yoktu
        
    • olmadı
        
    Düzgün yetiştirilmenin bununla bir ilgisi yok. - Gerçekten mi? Open Subtitles حيث أن تربيته الجيدة , لم يكن لها صلة بالموضوع
    Onun, bu şirketler kadar büyük bir etkisi yok. TED لم يكن لها نفس الأثر الذي كان لهذه الشركات الأخرى.
    Ona dair yolda hiç bir iz yoktu bizde dağıldık Open Subtitles لم يكن لها اى اثر على الطريق الرئيسى، لهذا تفرقنا
    Yasal seviyede belirli bir anlayışı yoktu bunları nasıl kullanacağına dair. Open Subtitles لم يكن لها فهم علي مستوي سياسة إستخدام كل هذه الأشياء
    Jean'ın seçim yapma şansı hiç olmadı. Open Subtitles انه يبدو بأن جين لم يكن لها حق الختيار ابدا
    Uzaylıya telekinetikle fırlattığım hiçbir şeyin etkisi olmadı. Open Subtitles لم أستطيع إلقاء شيئ ضد الفضائى بقوتى. لم يكن لها أى تأثير.
    - Eğer var olmamışsa, problem de yok. - Onu aramamız lazım. Open Subtitles اذا لم يكن لها وجود, فلا مشكلة اعتقد اننا يجب ان نبحث لها
    Kurbanın alışveriş arabasında bulunması haricinde onunla hiçbir ilişkisi yok. Open Subtitles حسناً,الضحية لم يكن لها علاقة بالعربة باستثناء حقيقة أننا وجدناها فيها
    Yalan ifade vermek için bir nedeni yok. Open Subtitles لم يكن لها أي مصلحة في الإدلاء بشهادة كاذبة
    Madem bir çıkış yok ne diye hayatımla ilgileniyorsun? Open Subtitles ما همّكِ بحياتي هناكَ إن لم يكن لها وجود؟
    Bardaydı. - Onun bu işle bir ilgisi yok. Open Subtitles لم يكن لها علاقة بهذا لو كان هذا ما تفكر به
    Çikolata? Bu nereden geldi? Ve bunlar ortaya çıktığında ben de kendi kendime aynı şeyi düşündüm, çünkü bizim araştırmamızın peynir ya da çikolatayla hiçbir alakası yoktu. TED و انا ايضا فكرت بنفس الطريقة عندما ظهرت هذه العناوين لان دراستنا لم يكن لها اي علاقة بالجبن او الشوكولاتة
    Hiç şüphesiz hatırlayacaksınız efendim, Bayan Crosbie'nin belirttiğine göre o ölümcül geceye kadar birkaç hafta boyunca kurbanla hiçbir iletişimi yoktu. Open Subtitles سوف تتذكر يا سيدى, بلا شك, ان السيدة كروسبى قد افادت بأنها لم يكن لها اتصال بالمرحوم حتى الليلة المميتة ومنذ عدة اسابيع
    Villette'le tartışmamın aniden idrakla ilgisi yoktu. Open Subtitles مجادلتى مع فاليت لم يكن لها أى علاقة بأدراكِ
    Ama karısı Saray kısırdı ve çocuğu yoktu. Open Subtitles ولكن زوجته ساراى كانت عاقراً و لم يكن لها أطفالاً
    Makinalı tüfeğimin bu sefer bana hiç faydası yoktu. Open Subtitles حسناً بندقية الضغط لم يكن لها أهمية هذه المرة
    Ya başladığımız yere geri döneceğiz, ya da gerilimin hiçbir etkisi olmadı. Ya da sonuçta gruplar belli bir noktaya kadar parçalandı onların çıktığını düşünmeye başlayadığımız noktaya. TED إما أننا عدنا من حيث بدأنا و العملية العسكرية لم يكن لها فائدة أو أن الجماعات تجزأت لدرجة أننا يمكن الأن أن نفكر في سحب القوات
    Tanrım, hiç fırsatı olmadı. Open Subtitles يا إلهي ، لم يكن لها فرصة أبدا
    Hiç sevgilisi olmadı. Çok çekingendir. Open Subtitles لم يكن لها ابداً عشيق , فهي خجولة جداً
    Hayatım pek başarılı olmadı. Open Subtitles حياتي لم يكن لها معنى
    -Asla gerçek amacına uygunsuz olmadı. Open Subtitles لم يكن لها أبداً غرض ملائم

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد