Yani Dan'in hangi takımda oynadığını bulmak zor değil. | Open Subtitles | لذا لم يكن من الصعب إيجاد أيّ نادي لعب فيه (دان) |
Bunu anlamak çok ta zor değil. | Open Subtitles | لم يكن من الصعب الاكتشاف |
Gerçek şu ki, onu bulmak O kadar da zor değildi. | Open Subtitles | "الحقيقة هي.. أنّه لم يكن من الصعب إيجاده" |
Gördün mü? O kadar da zor değildi. | Open Subtitles | انظر، وهذا لم يكن من الصعب جدا. |
Şehirdeki tek Yugo'yu* bulmak çok da zor olmadı. | Open Subtitles | حسنا.. لم يكن من الصعب إيجاد اليوقو الوحيدة في المدينة |
Fark etmek çok da zor olmadı. | Open Subtitles | لم يكن من الصعب اكتشاف ذلك |
Gördün mü, hiç de zor olmadı, öyle değil mi? | Open Subtitles | أترين، لم يكن من الصعب جداً أليس ذلك؟ |
Ayrıca onu öldürmesi için Deek'i ikna etmek hiç de zor olmadı. | Open Subtitles | (و لم يكن من الصعب إقناع (ديك ليقضي عليه |
Seni bulmak zor olmadı, hele boynunda yağlı urgan varken. | Open Subtitles | لم يكن من الصعب العثور عليك كنت واقفاً أمام البلدة بأكملها وبحبل حول عنقك |
Devamlı takıldığı yeri bulmak zor olmadı. | Open Subtitles | لم يكن من الصعب العثور على العامل المناسب |
Söylemek zor değil. | Open Subtitles | لم يكن من الصعب معرفة. |
- Tahmin etmek zor değil. | Open Subtitles | - لم يكن من الصعب تخمين ذلك - |
O kadar da zor değilmiş. | Open Subtitles | لم يكن من الصعب , أليس كذلك؟ |
O kadar da zor bulunacak bir yerde değildim. | Open Subtitles | لم يكن من الصعب ايجادي |
İzini bulmak zor olmadı. | Open Subtitles | - ثرو" مازال يدين لنا بمعروف أو إثنين لم يكن من الصعب تعقبك |
Seni bulmak zor olmadı. | Open Subtitles | لم يكن من الصعب العثور عليك |