| Bildikleri her şeyi onlardan kapıp daha iyi yaptığımı fark etmediler bile. | Open Subtitles | لم يلاحظوا أنّي ألتقط كل ما يجيدونه وأؤديه أفضل منهم. |
| Amerikalılar bizim bir değil 43.000 kişiyi artı ekipmanları, silahları ve montaj için gerekli her şeyi nakletmeyi başardığımızı fark etmediler. | Open Subtitles | الأمريكان لم يلاحظوا أننا تمكنا الجنرال نيكولاي بيلوبرودوف قائد عسكري في قطاع السلاح النووي بكوبا من توصيل ليس مجرد فرد ،واحد ولكن 43 ألف فرد |
| Ya da sadece beni fark etmediler mi? | Open Subtitles | أم أنّهم لم يلاحظوا وجودي؟ |
| Yolda neler olacağından hiç haberleri yoktu. | Open Subtitles | لم يلاحظوا قدوم السيارة نحوهم |
| Tsui'nin evi cinayet mahalli ise nasıl olur da evlerinde birinin öldüğünden haberleri olmaz. | Open Subtitles | إذا كان منزل (تسوي) مسرح جريمة كيف لم يلاحظوا أن أحدهم قتل في البيت؟ |
| Hiçbir şey fark etmediler mi? | Open Subtitles | لم يلاحظوا أي شيء؟ |
| Oğlunun kızarıklığını fark etmediler. | Open Subtitles | لم يلاحظوا الطفح الجلدي لإبنك |
| Cakewalk ile ilgili en çılgın şey, bu dansın, dalga geçildiklerinden haberleri bile olmayan sahipler için icra edilmesiydi. | TED | الجنون الحقيقي بخصوص هذه الرقصة هو أنه ال(كيك ووك) كانت تُؤدى أمام الأسياد و لأجلهم، و الذين لم يلاحظوا أبدا بأن الراقصين يسخرون منهم. |