| Eğer yaban kazı avına gidersen bu durumdan çıkmanın yakınında bile olamayız ve geminin kontrolünü almak için yeterli vaktimiz kalmaz. | Open Subtitles | عندها لن نكون قريبين حتى من إخراج نفسنا من هذا الموقف وسيكون لدينا وقت أقل لنستعيد السيطرة على هذه السفينة |
| Bak, köpeğimizi geri almak için bir plana ihtiyacımız var. | Open Subtitles | انظر، لنستعيد كلبنا نحتاج إلى خطة |
| Unutma, hayatlarımızı geri almak için buradayız. | Open Subtitles | لا تنسى, نحن هنا لنستعيد حياتنا |
| Özgürlüğümüzü geri almanın tek yolu savaşmak değil. | Open Subtitles | الحرب ليست هى الطريقة الوحيدة لنستعيد حريتنا |
| O zaman uçağı geri almanın zamanı geldi. | Open Subtitles | حان الوقت إذاً لنستعيد طائرتنا |
| Buraya onları geri almaya geldik. | Open Subtitles | نحن هنا لنستعيد السيطرة عليها |
| Ne yapıyoruz geri gemi almak için? | Open Subtitles | ما الذي سنفعله لنستعيد سفينتنا ؟ |
| Öğleyin, Tom Tom'u geri almak için direnişçilerle değiş tokuş yapacağız. | Open Subtitles | في الظهيرة , سنقوم بمبادلة مع المقاومة (لنستعيد (توم توم |
| Cesedi, çalınan parayı geri almak için Süleyman'a karşı koz olarak kullanıyoruz, tamam mı Hugo? | Open Subtitles | سنستغل الجثة كوسيلة ضغط على (سليمان) لنستعيد الأموال المسروقة, أليس كذلك, (هوغو)؟ |
| - Ve sonra Neel' i geri almak için bir avukatla konuşabiliriz. | Open Subtitles | عندئذٍ يمكننا التحدّث بشأن تعيين محاميّ . (لنستعيد (نيل |
| Toprağmızı geri almak için savaşıyoruz. | Open Subtitles | نحن نحارب لنستعيد أرضنا |
| Günü geri almanın vakti geldi! | Open Subtitles | انه الوقت لنستعيد يومنا |
| işimizi geri almaya! | Open Subtitles | لنستعيد عملنا |