| Hadi son parçasını başkasına verelim. | Open Subtitles | من الحلوى ، باربرا جون لنعطي القطعة الاخيرة لشخص آخر |
| Bu adama bir iş verelim derim. Üzmek istemiyorum bu arkadaşı. | Open Subtitles | .لكن، كما تعلمون، لنعطي هذا الرجل وظيفة .أجل، لا أريد أن أزغج هذا الرجل |
| Mack'e bir şans daha verelim? | Open Subtitles | دعني أحاول مرةً أخرى لنعطي ماك فرصةً أخرى |
| En iyi tahminimizi zaman içerisinde vermemiz gerekir, göz kararında insanlara vermek için Önceliklerin değerini bilebilsinler diye | TED | يجب أن نعطي أقرب تخمين ممكن في ظل المعلومات المتوفرة لنعطي النّاس خيارات لتقييم أولويّاتها |
| Pekâlâ, haydi bir deneyelim. | Open Subtitles | لنعطي الأمر محاولة |
| Cooper ve ben bebeği olacak babalara ebeveynlik dersi vereceğiz. | Open Subtitles | أنا وكوبر,ذاهبين لنعطي درس للأباء المقبلين. |
| Çocuğa yeni kalbini verelim artık, ne dersiniz? | Open Subtitles | لنعطي هذه الصبية قلبًا جديدًا، هلّا فعلنا؟ |
| O zaman, hadi insanlara istediğini verelim ama bunu onlara yardım edebilecek bir şekilde yapalım. | Open Subtitles | حسناً , لنعطي , الناس ما يريدون لكن لنفعلها بطريقة . من المحتمل أن تساعدهم |
| Şu adilere konuşacakları bir şeyler verelim. | Open Subtitles | هيا لنعطي هؤلاء الحمقى شيئاً ما ليتحدثوا عنه |
| Hakimlere suçlar için uygulayacakları bir zorunlu hükümler listesi verelim ki böylece kendi hükümlerine güvenmek zorunda kalmasınlar. | TED | او في مجال الاخر .. لنعطي القضاة قائمة احكام الزامية لكي تطبق على الجرائم لذا لا يضطر العامة من الاعتماد على رأي القاضي الخاص فيما يخص الاحكام |
| Pekala, arkanızı dönün. Sırtımızı rüzgara verelim! | Open Subtitles | حسناً إعكس وجهتك لنعطي ظهورنا للريح |
| Sonuç olarak bu parayı alabilirsiniz ve bu cesur kıza hak ettiği alkışı verelim. | Open Subtitles | و من هنا أحكم ... بأن تحتفظوا بالمنحة و لنعطي هذه الفتاة ... الاحتفاء الذي تستحقه |
| Buna birkaç örnek verelim, tamam? Karşıt kuvvetlere. | Open Subtitles | لنعطي بعض الأمثلة للقوى المتناقضة |
| Her çifte ekstra birer wasabi fıstığı kesesi verelim. | Open Subtitles | لنعطي كل زوج كيس إضافي من المكسرات |
| Şu mahluklara, üzerinde düşünecekleri bir şey verelim. Matt? | Open Subtitles | لنعطي لهذه المخلوقات شيئا لتتأمل فيه |
| Şu gazetelere yazacak bir haber verelim. | Open Subtitles | لنعطي هذه المجلات شيئاً كي تكتبه. |
| Siz, bu ormanın özgür insanları, yalnızca fakire vermek için zengini soymaya yemin edin. | Open Subtitles | بأنكم , أحرار هذه الغابة نقسم بسلب الأغنياء فقط لنعطي للفقراء |
| Yöneticiye bir şans vermek için buradayız. | Open Subtitles | نحن هنا اليوم لنعطي المدير فرصة ليوازن الأمور |
| Başkan karar vermek için gerekli tüm bilgiye sahip. | Open Subtitles | لنعطي للرئيس المعلومات التي يحتاجها لإتخاذ قرار |
| Pekâlâ, haydi bir deneyelim. | Open Subtitles | لنعطي الأمر محاولة |
| "Her yıl birbirimize taş mektubu vereceğiz" dedi o taş ilk ve son kezdi. | Open Subtitles | قال لي : لنعطي بعضنا رسائل حجرية كل سنة ومع ذلك كان تلك الوحيدة |
| Sahneyi taşımalı mıyız insanlara dans etmeleri için daha fazla yer sağlamak adına? | Open Subtitles | هل علينا أن ننقل المسرح؟ لنعطي الجميع مساحة إضافية للرقص؟ |