| Hadi oradan, insanlara gidip "Şişmandan beteriz" ne demek diye sormayacağım. | Open Subtitles | حسناً,انا لن أسئل الناس ماذا تعني الأن أصبحت حيوانية؟ |
| Bunu ona sormayacağım, hatta bu durumda burayı terkediyorum. | Open Subtitles | تيشرت به خطوط بالطول مع ثوب ضيق جداً. إننى لن أسئل عن هذا .. |
| sormayacağım, çünkü çoğu insan kişisel ilaçları hakkında... konuşmaktan hoşlanmazlar. | Open Subtitles | لن أسئل, لأني أعرف أن معظمَ الناس لا يحبوا.. أن يتحدثوا عن دوائهم الخاص |
| 67 model Corvette'in sürücü koltuğunda ne aradığını sormayacağım. | Open Subtitles | لن أسئل حتى لماذا أنت خلف مقود سيارة " فيتا " موديل 67 |
| Çalışmayı neden bıraktığınızı sormayacağım. | Open Subtitles | لن أسئل لم تضعون عملكم جانباً |
| Ben sormayacağım ve sende anlatmak zorunda değilsin. | Open Subtitles | لن أسئل ولست مضطر للإجابة |
| Andrew, bir daha sormayacağım. | Open Subtitles | أندرو)، أنا لن أذهب) أنا لن أسئل مرة أخرى |
| Tekrar sormayacağım. | Open Subtitles | لن أسئل مرة أخرى |
| - Bir kez daha sormayacağım sana. | Open Subtitles | انا لن أسئل مرة اخرى |
| sormayacağım bile. | Open Subtitles | لن أسئل حتى |
| Hiç sormayacağım. | Open Subtitles | لن أسئل حتى |
| Hiç sormayacağım. | Open Subtitles | ! لن أسئل حتى |