Bir daha Gülmeyeceğim. Ellerini arkama koy. | Open Subtitles | أعدك أنني لن أضحك بعد الأن أعد يديك هناك |
Gülmeyeceğim. İnsanlar benim sen olduğumu sanacak. | Open Subtitles | لن أضحك عليّ أن أقنع الناس بأنني أنت |
Bu osuruğa Gülmeyeceğim demek değil. | Open Subtitles | هذا لا يعني أنني لن أضحك على ضرطة. |
Gülmeyeceğim. Ne söyleyeceksin? | Open Subtitles | لن أضحك عليك, ما هو ؟ |
''Bir daha asla gülmem diyordum.Ceketini gördüm.'' | TED | "اعتقدت أني لن أضحك مجدّدًا، ولكني رأيت سترتك." |
gülmem, söz, gülmem. | Open Subtitles | لن أضحك , أقسم لك بذلك |
Gülmeyeceğim, söyle. | Open Subtitles | لن أضحك أخبرينى |
Söz veriyorum Gülmeyeceğim. Yani fazla Gülmeyeceğim. | Open Subtitles | أعدك بأنني لن أضحك, كثيراً |
Gülmeyeceğim. | Open Subtitles | انا لن أضحك لأجلك |
Hadi, Gülmeyeceğim. | Open Subtitles | هيا، لن أضحك |
Tamam, Gülmeyeceğim. | Open Subtitles | لن أضحك. |
Gülmeyeceğim. | Open Subtitles | لن أضحك |
Gülmeyeceğim. | Open Subtitles | لن أضحك. |
Gülmeyeceğim. | Open Subtitles | لن أضحك |
Sana asla gülmem. | Open Subtitles | أنا لن أضحك عليكِ أبداً |
- Her zaman. - gülmem. Bu sefer gülmem. | Open Subtitles | دائماً- لن أضحك ، ليس هذه المرة- |