| Fakat, asla anlamayacağın bir şeyi açıklamaya çalışarak senin ya da benim vaktimi boşa harcamayacağım. | Open Subtitles | ولكني لن أضيع وقتك أو وقتي، محاولة تفسير شيء لن تفهمه أبداً |
| Burada vaktimi boşa harcamayacağım. | Open Subtitles | لن أضيع لحظة و أنا في هذا المكان |
| Zamanını boşa harcamayacağım. Daima senin tarafında değil miydim? | Open Subtitles | ، لن أضيع وقتك ألم أكن دائماً في صفك ؟ |
| Tony'le bir sezonumu daha harcamam. | Open Subtitles | لن أضيع موسماً آخر تحت أمرة طوني |
| Tony'le bir sezonumu daha harcamam. | Open Subtitles | لن أضيع موسماً آخر تحت أمرة طوني |
| Bir kadının gerçekten ne istediğini bilmeyen biriyle zaman kaybedecek değilim. | Open Subtitles | لكي تعرف حالك التي يرثى لها و ماتريد المرأة حقا فأنا لن أضيع وقتي مع الفاشلين أمثالك |
| Bir kadının ne istediği konusundaki zavallı bilgiciklerini düşündükçe senin gibi biriyle zaman kaybedecek değilim kar üflemeyi bile bilmiyorsun." | Open Subtitles | لكي تعرف ماترغب به المرأة ... لأنني لن أضيع وقتي مع الفاشلين الذين لايعرفون حتى كيف يهطل الثلج |
| Bundan sonra bir anı dahi boşa harcamayacağım. | Open Subtitles | لن أضيع أي لحظة إضافية |
| "Öğret bana, göster bana ,söz veriyorum zamanını boşa harcamayacağım. | Open Subtitles | "علميني ، أريني ، أعدك لن أضيع وقتك |
| Brenda, mecbur olduğum için zamanı boşa harcamayacağım. | Open Subtitles | يا (بريندا) ، لن أضيع من وقتك أكثرممايجبعلي . |
| Bu güzel saçları boşa harcamayacağım! | Open Subtitles | أنا لن أضيع هذا الشعر الجيد! |
| Zamanını boşa harcamayacağım. | Open Subtitles | لن أضيع وقتك |
| Eğer elektrik alamazsam, zamanımı boşa harcamam. | Open Subtitles | اذا لم اشعر بالاندماج لن أضيع وقتي. |
| O da Mike'a söyler ve ben de zamanımı bununla harcamam dedim. | Open Subtitles | و بالتالي لن أضيع وقتي بالموضوع |
| Senin için mermi harcamam. | Open Subtitles | لن أضيع رصاصة عليك |
| Ama bu mereti boşa harcamam. | Open Subtitles | ولكنِي لن أضيع هذه العبوة |