| Onun bir parçası olmak istemezsin. Bu senin istediğin şey değil. | Open Subtitles | لن تريد أن تجعلها جزءًا من ذلك هذه ليست شخصيتك .. |
| Cesedi bulurlarsa polis bunu soruşturmaya başlar. Bunun ortaya çıkmasını istemezsin. | Open Subtitles | إن أظهرت الجثة، فستأتي الشرطة، وأنت لن تريد مثل هذه الفضيحة. |
| Ne yaptığımı söylersem beni bir daha asla görmek istemezsin. Asla. | Open Subtitles | لو أخبرتك ماذا فعلت لربما لن تريد رؤيتي مجدداً |
| Bu tehlikeyi göze almak istemezsiniz. | Open Subtitles | أفعل شىء خاطى فى مكانآ ما و أنت لن تريد أن تأخذ هذه المخاطرة |
| -Hayır istemezsiniz sakarımdır | Open Subtitles | لن تريد مساعدتي في مطبخك أستخدم الدخان كمؤقت |
| Bak, ilk olarak bir daha asla süpermarkete gitmek istemezsin. | Open Subtitles | انظر, أولاً لن تريد الذهاب مرة أخرى الى السوبرماركت |
| Umarım geçmişini araştırmışsındır, çünkü aynı hatayı iki kez yapmak istemezsin. | Open Subtitles | أتمنى أن تكون فحصت ماضيها رغم ذلك لأنك لن تريد أن تقع فى نفس الخطأ مرتين |
| Burada yanlış arkadaşlar edinmek istemezsin. | Open Subtitles | لن تريد أن تُصاحب النوع الخاطئ من الأصدقاء هنا |
| Sadece benimle çalışmak istemezsin diye çekindim. | Open Subtitles | انت كنت فقط خائفة أنك لن تريد العمل معي ؟ |
| Güzel, bu seferkini kaçırmayı hayatta istemezsin. | Open Subtitles | حسنا ، لأنك لن تريد أن يفوتك هذا الاجتماع |
| Baba inan bana, bunun bir parçası olmak istemezsin. | Open Subtitles | ثق بي يا أبي لن تريد أن تكون جزءاً من هذا |
| Baba, güven bana. Bunun bir parçası olmak istemezsin. | Open Subtitles | ثق بي يا أبي لن تريد أن تكون جزءاً من هذا |
| Tekerrür etmesini istemezsin değil mi? | Open Subtitles | لن تريد أن ذلك يحدث مرة أخرى ، أليس كذلك ؟ |
| Burada yanlış arkadaşlar edinmek istemezsin. | Open Subtitles | لن تريد أن تُصاحب النوع الخاطئ من الأصدقاء هنا |
| Sonra da bu kar ve buzla kaplanmış kulübeye asla dönmek istemezsin. | Open Subtitles | و لن تريد أن تعود مرة أخرى إلى هذه الحفرة المقيتة لمتجمدة من الثلوج |
| Böyle bir şey olursa yakınımda olmayı istemezsin. | Open Subtitles | ثق بي لن تريد أن تكون بقربي عندما يحدث ذلك |
| Ve 'Ünlüler Çamur Güreşinde' bu haftaki özel konuğumuzu kaçırmak istemezsiniz, | Open Subtitles | وأنت لن تريد تفويت "مصارعة المشاهير في الطين،" |
| Sonuçta bunu atmak istemezsiniz diye düşündüm. | Open Subtitles | إعتقدت بالنهاية لن تريد رمي هذا |
| Bütün kaydı izlemek istemezsiniz. | Open Subtitles | ثق بي لن تريد مشاهدة الشريط كله |
| Böyle bi probleme siz girmek istemezsiniz | Open Subtitles | لن تريد مشاكل من هذا النوع أبداً |
| Sakin olun, rehinelerinizden birini kaybetmek istemezsiniz. | Open Subtitles | ان كنا أسرة، لن تريد أن تخسر واحد منا |