| Onu oradan kurtarana kadar ismi vermeyecek, değil mi? | Open Subtitles | لن تعطيك الاسم حتى تقوم بإخراجها ، أليس كذلك؟ |
| Bana atkı verdikten 14 saniye sonra sana davayı vermeyecek bir arkadaşım. | Open Subtitles | أنا صديقة من النّوع الّذي لن تعطيك قضيّتها بعد 14 ثانية من منحها وشاحًا |
| ..annen kendi evine çıkman için para vermeyecek mi? | Open Subtitles | أمّك لن تعطيك المال من أجل شقّتكَ الخاصّة؟ |
| Şöyle bir varsayım oluşturduk: bu hastanede, yüksek vücut kitle indeksi olan bir hasta iseniz, muhtemelen doktor muayenesinin dört duvarı, sağlıklı olmanız için ihtiyaç duyduğunuz her şeyi size vermeyecek. | TED | لقد انشأنا الافتراض إذا كنت مريضا في تلك المستشفى مع مؤشر كتلة الجسم المرتفع، الجدران الأربعة لمكتب الطبيب ربما لن تعطيك كل شيء تحتاجه للتمتع بالصحة. |
| Makine size farklı bir cevap vermeyecek. Çünkü ben yapmadım. | Open Subtitles | "لن تعطيك الآلة جواباً مختلفا لأنّي لست من يقتلهم" |
| Sana bir yanıt vermeyecek. | Open Subtitles | لن تعطيك إي إجابة |
| Sana asla para vermeyecek. | Open Subtitles | لن تعطيك مالا أبدا. |
| Size o rozeti vermeyecek. | Open Subtitles | لن تعطيك تلك الشارة |