ويكيبيديا

    "لن تعيش" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • yaşayamazsın
        
    • ömrü kalmadı
        
    • yaşamış
        
    • yaşamayacak
        
    • yaşayamayacaksın
        
    • katlanamadığını
        
    • uzun yaşamayacaksın
        
    Onun saçının teline dokunursan o bayrağı bulacak kadar yaşayamazsın. Open Subtitles ان لمست شعرة واحدة من رأسها لن تعيش لرؤية الراية
    Kulağını dört aç ve dinle evlat bana karşı bir yanlış yaparsan kendi saltanatını görecek kadar yaşayamazsın. Open Subtitles ـ لكن استمع لي عندما أخبرك يا بني ـ أنك لن لن تعيش لتراه إذا أخفقت الآن
    Fazla ömrü kalmadı. Open Subtitles لن تعيش كثيراً
    Fazla ömrü kalmadı. Open Subtitles لن تعيش كثيراً
    Robot taklidi yapan sarhoş bir domuz görene kadar yaşamış sayıImazsın. Open Subtitles لن تعيش حتى ترى خنزيراً سكيراً يقلد الإنسان الآلي.
    yaşamayacak olması çok yazık. Ama zaten kim yaşıyor ki? Open Subtitles سئ جدا أنها لن تعيش لكن مرة أخرى , من يعيش ؟
    Konuşmana dikkat et! Yoksa o günleri görecek kadar yaşayamayacaksın. Open Subtitles راقب لسانك، وإلا فإنك لن تعيش لترى ذلك اليوم
    Riyaya katlanamadığını söylüyorsun, ama en büyük riyakar sensin! Open Subtitles انك لن تعيش فى أكذوبة و لكنك محنك فيها
    Söyleyeceğim ama bunu kullanacak kadar uzun yaşamayacaksın. O... Bu bir Smith Wesson. Open Subtitles سأخبرك ، لأنك لن تعيش لإستعمال تلك المعلومات , انا أعمل ل
    Söylediğin her şey. Seni her zaman arzulayacağım. Ama burada yaşayamazsın. Open Subtitles هذا ما تقولونه كلكم في البداية صحيح إني أحببتك ، لكن لن تعيش هنا
    Üniversite umurunda değil, öyle olsun ama artık burada yaşayamazsın. Open Subtitles أنت غير مهتم بالكلية ، لا بأس ، ولكنك لن تعيش هنا بعد الآن
    — Burada da fazla yaşayamazsın, Bay Hankey. Hadi ama! Ölmene izin vermeyeceğim! Open Subtitles لن تعيش طويلاً هنا أيضاً يا سيّد (هانكي)، هيّا بنا، لن أدعك تموت
    Kira vermeden burada yaşayamazsın, o bir kesin. Open Subtitles لن تعيش هنا بلا مقابل، هذا أمر مؤكد
    Fazla ömrü kalmadı zaten. Open Subtitles -عموماً هي لن تعيش طويلاً .
    Fazla ömrü kalmadı. Open Subtitles لن تعيش طويلاً
    Çocuklar, birileri bir yerlerde sizin yaptığınız bir şey yüzünden uyarı levhası asmamışsa yaşamış sayılmazsınız. Open Subtitles يا أطفال، لن تعيش حقا حتى يضع أحدهم إشارة في مكان ما، لشيئ فعلته ...على سبيل المثال
    "Cilalı abanoz zeminde bir valinin karısını becermediysen kendini yaşamış sayma." Open Subtitles لن تعيش حياتك إلا حين تعاشر زوجة حاكم على الأرض."
    yaşamayacak olması çok yazık. Ama zaten kim yaşıyor ki? Open Subtitles سئ جدا أنها لن تعيش لكن مرة أخرى , من يعيش ؟
    Bir böbrek alacak kadar uzun süre yaşamayacak. Open Subtitles إنها لن تعيش لوقت كافي لتحصل على كلية جديدة
    Sen de kız kardeşime bir daha bakarsan pişman olacak kadar yaşayamayacaksın! Open Subtitles نحن راحلون ، و إذا نظرت لأختي لن تعيش لتندم على هذا الأمر
    Onu ziyaret edebilirsin ama onunla asla yaşayamayacaksın. Open Subtitles بإمكانك زيارتها، لكنك لن تعيش معها بتاتاً
    Riyaya katlanamadığını söylüyorsun, ama en büyük riyakar sensin! Open Subtitles انك لن تعيش فى أكذوبة و لكنك محنك فيها
    Umarım bu partide eğleniyorsundur, Carlos çünkü başka bir tanesine katılacak kadar uzun yaşamayacaksın. Open Subtitles آمل أن تستمتع بهذه الحفلة، يا (كارلوس)، لأنك لن تعيش لترى حفلة أخرى

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد