| Tatlım, adına çalıştığım adamlar patronundan istediklerini almadıkça gitmene izin vermezler. | Open Subtitles | حبيبتي الناس الذين أعمل معهم لن يدعوا أي أحد يذهب حتى يحصلوا على ما يريدون من رئيسك |
| Bakın, onlar iki aceminin gelip onları yenmesine izin vermezler. | Open Subtitles | أنظري , إنهم لن يدعوا مستجدين يدخلوا ويأخذوا كل ما لديهم |
| Kömürcüler bunun böylece kalmasına izin vermezler. Ne yapacağız? | Open Subtitles | قوم الفحم لن يدعوا هذا يمر مرار الكرام، فماذا سنفعل؟ |
| Biz normal insanların gitmesine izin vermezler. | Open Subtitles | و لن يدعوا الناس العاديين يذهبون |
| Hiç kimsenin bağımsızlıklarını tehdit etmesine izin vermezler. | Open Subtitles | لن يدعوا اى شخص يهدد حريتهم |
| İzin vermezler. | Open Subtitles | لن يدعوا إمرأة حامل |
| Kendilerinden alınmasına izin vermezler. | Open Subtitles | لن يدعوا أياً منهم يقطع |
| Noel'i kutlamazlar, bayrağı selamlamazlar Janie'nin baloya gitmesine bile izin vermezler. | Open Subtitles | لا يحتفلون بعيد الميلاد لا يؤدون تحية العلم حتّى أنهم لن يدعوا (جيني) تذهب لحفل التخرج |