| Teal'c'in ölümü geçmişi değiştirmez,... ama devam eden yaşamı hepinizin geleceğine yardım edebilir. | Open Subtitles | موت تيلك لن يغير الماضي لكن حياته المستمرة يمكن ان تساعد كل مستقبلنا |
| Biliyorum, biliyorum, kendim de onu bekletmeye çalışırdım... ama programını değiştirmez. | Open Subtitles | أعرف، لقد حاولت ان أعطله بنفسي ولكنه لن يغير جدول مواعيده |
| Ama bu evlilik, benim hayat tarzımı çok da değiştirmeyecek. | Open Subtitles | لكن تعلمَين، هذا الزواج لن يغير من أسلوب حياتي الحاليّ |
| Fakat kızı oraya sürüklemem sefil durumda olduğu gerçeğini değiştirmeyecek. | Open Subtitles | لكن سحب الفتاة إلى هناك لن يغير الحقيقة بأنها يائسة |
| Eğer benimle gelmek istemezsen, seninle ilgili hissettiklerim değişmeyecek. | Open Subtitles | ..لو أنكِ لا تريدين المجيء معي فهذا لن يغير مشاعري نحوكِ |
| Ama kim doğruyu söylüyorsa, hikâyesini asla değiştiremez. | Open Subtitles | الرجُل الذى يقول الحقيقة لن يغير ما قاله أبداً |
| Ama bu, boka battığımız gerçeğini değiştirmiyor. | Open Subtitles | و لكن هذا لن يغير الحقيقة و هى اننا فى موقف حرج الان |
| Ve eğer ondan birşeyler çektiysen, bu olanı değiştirmeyecektir. | Open Subtitles | و إذا كنت صورت اى شئ منه , ذلك لن يغير ماحدث |
| - Sonradan içeri sıvıştım. Durumu gördüm. Bu hiçbir şeyi değiştirmez. | Open Subtitles | لقد تسللت لاحقاً ورأيت كيف يكون الوضع وهذا لن يغير شيئاً |
| Fikilerinizi değiştirmez ama aklınızı başınızdan alır. | TED | تعلمها لن يغير من مفاهيمك، ولا محالة تعلمها يفتح الآفاق، |
| Seninle yatmış olup olmamam hiçbir şeyi değiştirmez. | Open Subtitles | سواءًا ضاجعتك أم لا لن يغير هذا من الأمر شيء. |
| Hayır. Bir, iki insanı öldürmek hiçbir şeyi değiştirmez. | Open Subtitles | لا, قتل واحد او اثنان من البشر لن يغير شيئا |
| Bu fikrini asla değiştirmez demek değil ama şimdilik... bu olayı ertelesek iyi olur. | Open Subtitles | لا يعني هذا أنه لن يغير رأيه، لكن أعتقد بأن علينا الآن أن ننسى الأمر لوهلة. |
| Başka bir kıyafet giymek gerçeği değiştirmez, Vitasoka. | Open Subtitles | الإمبراطور اسوكا. أياً كان الأمر لن يغير الحقيقة، يا فيتراسوكا. |
| Öğlen için. Annem pazartesi geri dönse bile bu bizim için bir şey değiştirmeyecek, değil mi? | Open Subtitles | ، إذا عادت أميّ بحلول الإثنين فهذا لن يغير شيء لكلانا ، أليس كذلك ؟ |
| Beni Marthe'dan ayırman ona karşı hislerimi değiştirmeyecek. | Open Subtitles | محاولة ابعادى عن مارثا لن يغير مشاعرى تجاهها هذا يكفى |
| Ve bunu deşmek olanların olduğu gerçeğini değiştirmeyecek. | Open Subtitles | و اظهار هذه الحقيقه لن يغير شىء فى انها حدثت بالفعل |
| Bu bebek hepimizin hayatını değiştirecek ama sana olan duygularımızı değiştirmeyecek. | Open Subtitles | سيكون الطفل تغيراً لنا جميعاً ولكنه لن يغير مشاعرنا نحوك |
| Bu senin hakkındaki görüşümü değiştirmeyecek. | Open Subtitles | الآله التي تحمل البذور هذا لن يغير رأيي فيك |
| Biz öleceğiz, onlar ölecek ve hiçbirşey değişmeyecek. | Open Subtitles | سوف نموت ونقتل أناسا معنا و لن يغير ذلك من شئ |
| Doğru söylüyor olsa bile bir şey değişmeyecek. | Open Subtitles | ، حتى لو أنها تقول الحقيقة هذا لن يغير أيّ شئ |
| George'a sınırsız bir arzu besliyor olmam bu gerçeği asla değiştiremez | Open Subtitles | ..ولكن هذا لن يغير حقيقة أنني منجذبة لجورج مالانهاية |
| Dediğin gibi yapmış olduğum gerçeğini değiştirmiyor da daima birbirimizi seveceğimizi. | Open Subtitles | ،فكما قلتِ فهذا لن يغير واقعة قتلي للساحرة و واقعة أننا سنبقى نحب بعضنا للأبد |
| Size nasıl hitap edersem edeyim, Birleşik Devletler Başkanı olduğunuz gerçeğini değiştirmeyecektir. | Open Subtitles | مهما كان اللقب الذي ساناديك به فهذا لن يغير حقيقة أنك رئيس الولايات المتحدة |
| Yaptıklarım bizimle ilgili fikirlerini değiştirmedi, değil mi? | Open Subtitles | إنَّ ما فعلته لن يغير شيء لعلاقتنا، أليس كذلك؟ |
| Bir fil sürüsü üstümden geçse bile bir gıdım fark etmez. | Open Subtitles | لو أداس من قبل قطيع فيلة لن يغير ذلك شيئاً لقد شوهوا منزلي مع لوحة |