bu fırsatı yakalamak için çok uzun zaman bekledik ve çok çalıştık. | Open Subtitles | لقد انتظرنا طويلاً وعملنا جاهدين للغاية كي نسمح لهذه الفرصة أن تمر بنا |
Hükümetime ve diğer uluslararası birliklerle daha iyi ilişkiler kurabilmemize olanak sağlayacak bu fırsatı verdiğiniz için teşekkürler. | Open Subtitles | أنا ممتن لهذه الفرصة لحكومتي ولدوليين الجالية |
Ama,Bu fırsat için ne kadar çok beklediğimi biliyorsun. | Open Subtitles | لكنك تعلم انني انتظرت طويلا لهذه الفرصة كي اصل للجبهة |
- Bu fırsat için ne kadar minnettar olduğumu ifade edemez. | Open Subtitles | لست متأكد من أنها تعكس مقدار أمتناني لهذه الفرصة |
"Bir daha bu şansı yakalama fırsatım olmayabilir ve bu fırsatın kaçmasına da izin veremem." | Open Subtitles | "قد لاتوجد لدي فرصة آخرى "أنا لا أستطيع السماح لهذه الفرصة بالعبور. |
Galena ve ben bu şerefli fırsat için Amerika'ya teşekkür etmek istiyoruz. | Open Subtitles | أنا و تالين نود أن نشكر أمريكا لهذه الفرصة المجيدة |
Gözlerimizi fırsatlar için dört açacağız. | Open Subtitles | إنها تعتقد أنت المنحطة. نحن سوف نبقي أعيننا المقشر لهذه الفرصة. |
Bize bir şans verdiğiniz için gerçekten çok minnettarım. | Open Subtitles | ونحن سعداء لقدومك أنتِ والأطفال للعزف هنا وأنا ممتنة للغاية لهذه الفرصة |
Oyunculuk kariyerindeki büyük fırsatı değerlendirmek için burada kalmak istedi. | Open Subtitles | قالت أنها في حاجة لأن تكون هنا. لهذه الفرصة العظيمة في مسيرتها التمثيلية. |
bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür etmek istiyorum. | Open Subtitles | فقط أريد أن أشكرك لهذه الفرصة. |
Bütün hayatın boyunca bu fırsatı bekleyip durdun. | Open Subtitles | لقد إنتظرت طوال عمرك لهذه الفرصة |
bu fırsatı verdiğiniz için teşekkürler. | Open Subtitles | حسناً شكراً لك على إعطائنا لهذه الفرصة |
Çünkü bu fırsatı israf etmek istemedim. | Open Subtitles | لأنّي لم أودّ الإهدار لهذه الفرصة. |
bu fırsatı haftalardır bekliyordu. | Open Subtitles | ظلّ ينتظر أسابيعًا لهذه الفرصة |
Bana bu fırsatı verdiğiniz için sağ olun. | Open Subtitles | أود شكركم جميعا لهذه الفرصة |
Bize verilmiş olan her andaki fırsat için minnettar olabiliriz dedim ve hatta çok zor bir şeyle karşı karşıya geldiğimiz zaman, Bu fırsat için yükselip, bize verilmiş olan fırsata karşılık verebiliriz. | TED | بل قلت يمكن أن نكون شاكرين في كل لحظة موهوبة على الفرصة التي تحملها، وحتى إن واجهنا أمرا في غاية الصعوبة، يمكننا أن نرتقي بهذه الفرصة ونستجيب لهذه الفرصة الممنوحة لنا. |
Bu fırsat için tekrar teşekkürler bay Bianchini. | Open Subtitles | شكرا ثانية لهذه الفرصة سيد بيانتشينى |
Evet, efendim ve Bu fırsat için inanılmaz derecede müteşekkirim. | Open Subtitles | أجل، سيدي. وأنا ممتن حقاً لهذه الفرصة. |
bu şansı verdiğin için tekrar teşekkür etmek istiyorum, Guillaume. | Open Subtitles | أريد شكرك مجددا جيليوم لهذه الفرصة. |
"Sağladığın bu fırsatlar için çok teşekkür ederim. | Open Subtitles | "شكرا كثيرا لهذه الفرصة |
İkinci bir şans verdiğiniz için teşekkürler. | Open Subtitles | شكراً جزيلاً لهذه الفرصة الثانيةِ، |
Yeni bir başlangıç yapmak için ele geçen fırsatı değerlendirmek üzere bu ileri görüşlü eğitimciler, temel ilkesi öğrenciye aydın bir bakış açısı ve derin bir ahlak anlayışı kazandırmak olan liberal sanatları (liberal arts) seçmişlerdi. | TED | ونظرا لهذه الفرصة النادرة لبداية جديدة، اختاروا الفنون الحرة كالنموذج الأكثر إلحاحا بسبب الإتزام التاريخي لتعزيز الطالب على أوسع النطق الفكرية وأعمق الأخلاق المحتملة. |