| Dinle, şu park etme olayına gelince, Buddy için çalıştığını bilseydim,.. | Open Subtitles | اسمع , بشأن موقف السياره لو علمت أنك تعمل لصالح بادي |
| Bu kadar puşt olduğu bilseydim, seni yemeğe hiç çağırmazdım. | Open Subtitles | أتعلم ماذا؟ لن أوجه لك الدعوة مجددا من أجل تناول موساكا لو علمت أنك ستصبح محرضا, اعذرني |
| Bunun böyle maymun iştahlı biriyle bir randevu olduğunu bilseydim, | Open Subtitles | لو علمت أنك ستكونين رفيقة متقلبة بهذا الشكل |
| Böyle bir tepki vereceğini bilseydim o zaman evine gelip söylerdim. | Open Subtitles | لو علمت أنك ستتصرف هكذا كنت سأخبرك في المنزل |
| Eğer bunu planlamamış olduğunu bilseydim bir şeyler yazardım. | Open Subtitles | لو علمت أنك لم تخطط لأي من هذا لكنت كتبت شيئاً ما |
| Bana bunu nasıl yaparsın? Nişanlı olduğunu bilseydim beni baştan çıkartmana izin vermezdim. | Open Subtitles | لم أكن أدعك تغريني لو علمت أنك ستتزج |
| Burada olduğunu bilseydim gelmezdim. | Open Subtitles | لم أكن لآتي لو علمت أنك ما زلت هنا. |
| Sen olduğunu bilseydim daha da kötüsü olurdu. | Open Subtitles | لو علمت أنك المتصل، كان سيكون أسوأ |
| Evli olduğunu bilseydim asla sana bulaşmazdım. | Open Subtitles | لم أكن أبداً لأتورط لو علمت أنك متزوجة |
| Geleceğini bilseydim... | Open Subtitles | لو علمت أنك قادم، لـ |
| Arkadaşlık edeceğini bilseydim, makyaj yapardım. | Open Subtitles | كنت لأتزين لو علمت أنك قادم |
| Zarar göreceğini bilseydim... | Open Subtitles | لو علمت أنك ستتأذين |
| Eğer geleceğini bilseydim, şu kanlı önlüğü değiştirirdim. | Open Subtitles | لو علمت أنك ستمرين، |
| Geleceğini bilseydim... | Open Subtitles | .... لو علمت أنك قادم، لـ |