- Bilmiyorum Eğer öyleyse kendilerinden utanmaları lazım. | Open Subtitles | لا أعرف لأنه لو كان كذلك , فعليهم أن يخجلوا من أنفسهم |
Çünkü, Eğer öyleyse, bu konuda benim yapabileceğim hiçbir şey yok. | Open Subtitles | لأنه لو كان كذلك, فأنا لا أستطيع فعل اي شيء بهذا الخصوص |
Öyle olsa da, bunu yapmasını ondan nasıl isteyeceğiz? | Open Subtitles | و حتى لو كان كذلك فكيف نطلب منه شيئا كهذا ؟ |
Öyle olsa bile ne farkeder? Böylesi daha güzel değil mi? | Open Subtitles | لا أعلم، ولكن حتى لو كان كذلك فهو شئ جميل، أليس كذلك |
Bende eğer Öyle olsaydı, Bizi kör yapmazdı dedim... | Open Subtitles | ولكني سألته لو كان كذلك إذا لماذا خلقنا ضرار |
- Öyleyse bile acımasız bir mesajmış. | Open Subtitles | لو كان كذلك لابد من انها رسالة وحشية |
Eğer öyleyse, onun kanında saklı olan sırlar insanlığı kurtarmanın tek yolu olabilir. | Open Subtitles | لو كان كذلك ، فالسر الموجود في دمه سيكون السبيل لإنقاذ البشرية |
Eğer öyleyse, adam kendi parmağını suçunu örtmek için kesmiş demektir. | Open Subtitles | ، لو كان كذلك فذلك يعني أنّه قطع إصبعه ليغطّي على الأمر |
Eğer öyleyse, en kötüsü korktuğumuzu anlaması olur. | Open Subtitles | شرطي ؟ - نعم - لو كان كذلك, اقل ما يمكننا فعله .هو أخباره بأننا خائفون |
Eğer öyleyse bu hiç komik değil. | Open Subtitles | لأنه لو كان كذلك فهذا ليس جيداً |
Eğer öyleyse, bütün problemlerde olduğu gibi üstesinden gelinir. | Open Subtitles | ...لو كان كذلك سيتمّ التعامل معه كما يُتعامل مع مشكلة |
Eğer öyleyse, son derece dar kafalısın. | Open Subtitles | لأنه لو كان كذلك فهو شيئ تافه منكَ |
Öyle olsa bile ispatlayamazdım. | Open Subtitles | حتى لو كان كذلك فمن الصعب علي اثباته |
Öyle olsa kabul edemezdim ki, bu akşam sözüm var. | Open Subtitles | لو كان كذلك لما قبلت أنا مشغول الليلة |
Öyle olsa harika olurdu. | Open Subtitles | ولكنه لو كان كذلك سيكون هذا شيئاً سيئاً |
Öyle olsaydı binada hastalık belirtisi gösteren çok daha fazla kişi olurdu. | Open Subtitles | أجل، لو كان كذلك لظهرت أعراض المرض على العديد من الناس بذلك المبنى. |
Ama bu bir yarışma değil. Eğer Öyle olsaydı, ...ben kazanırdım ve bu sana haksızlık olurdu. | Open Subtitles | لكنّه ليس منافسة، لأنّه لو كان كذلك لفزتُ أنا، و لن يكون عادلاً بالنسبة لك |
Haklısın, değildi; ama Öyle olsaydı aptalca şeyler yapmamdan önce beni durdurmanı beklerdim. | Open Subtitles | أنت محق, لم يكن صديقي, ولكن لو كان كذلك لكنتُ سأتوقع منك إيقافي عن فعل شيء أحمق |
Öyleyse bile mantıklı gelmiyor. | Open Subtitles | لو كان كذلك فالأمر غريب |
Hayır elbette değil. Ama ya öyleyse? | Open Subtitles | كلاّ، بالطبع، لكن ماذا لو كان كذلك |
Ya gerçekten öldüyse? | Open Subtitles | ماذا لو كان كذلك ؟ |