| Yaşadığımı, sizin yalnız kaldığınız ve Sadece benim için çaldığınızı varsaydığım anlarda anlıyordum. | Open Subtitles | لكنى كنت حقاً أعيش لهذه الأمسيات التى تكون بها بمفردك و كنت أتظاهر أنك تعزف لى فقط |
| Sadece benim hakkımda değil. Şarkıcıyı düşünsene. | Open Subtitles | ، هذا ليس لى فقط فكر فى المغنى المشهور |
| Sadece benim için değil, birim için de utanç verici bir şey. | Open Subtitles | وذلك ليس لى فقط , بل لكل العاملين هنا |
| Şampanyayı açabilirsin ama sırf benim için değil. | Open Subtitles | تستطيع ان تفتح زجاجة شمبانية لكن ليست لى فقط |
| Bir zamanlar silahların, sırf benim için yapıldıklarını düşünürdüm. | Open Subtitles | كنت أعتقد أن البنادق صنعت لى فقط |
| Oğlunla sen, Sadece benim olurdunuz. | Open Subtitles | أنتِ وأبنك لى فقط |
| O Sadece benim kızım, o Sadece benim. | Open Subtitles | أنها إبنتى فقط أنها لى فقط |
| Sadece benim için. | Open Subtitles | بالنسبة لى فقط |
| O Sadece benim! | Open Subtitles | ! لى فقط |