Benim küçük kızım, babasının sadece Tanrı'nın bildiği yerlere gidip, sadece Tanrı'nın bildiği adamlarla savaşmak için yola çıktığını görerek büyüdü. | Open Subtitles | لقد نشأت إبنتى على رؤية أباها يذهب إلى أماكن لا علم لها بها ليحارب من لا علم لها بهم |
Gece Yarısı Korucusu kostümünü giymek için izin istedi yani... suçla savaşmak için işte. | Open Subtitles | وطلب الاذن مني ليلبس رداء حامي الليل ليحارب الجريمة |
ONI için savaşmak için yaşıyor. | Open Subtitles | جزءً من "أوني" لازال يعيش ليحارب في يومٍ اخر |
- Ordun savaşmaya hazır mı? | Open Subtitles | هل معك الخريطة؟ سنجدها هل جيشك جاهز ليحارب جيش سانتا آنا؟ |
- Ordun savaşmaya hazır mı? | Open Subtitles | سنجدها هل جيشك جاهز ليحارب جيش سانتا آنا؟ لا يا سيدى إذن لا تسألنى إن كنت بخير.. |
Babam binlerce kilometre uzaktaki bir çölde savaşacak kadar cesurdu, bense Dudley sokağına gidip, Fabray'lere gerçeği söyleyecek kadar değilim. | Open Subtitles | أبي كان شجاعا كفاية . ليحارب بالصحراء . الآف الأميال بعيدا عنا . |
Tehlikelerle savaşacak? | Open Subtitles | ليحارب التفرقة الظاهرة |
Adam Yarasa suçla savaşmak için insan kıyafeti giyseydi Adam Yarasa Adam mı olurdu? | Open Subtitles | الآن، إذا ارتدى (مان-بات) زيٌ شبيه بالإنسان ليحارب الجريمة -هل سيكون (مان-باتمان)؟ |
Ve bir gün daha savaşmak için hayatta kalır. | Open Subtitles | -وها هو يعيش ليحارب يومًا آخر . |
Birbirimizle savaşmaya gerek yoktur. | Open Subtitles | ليست هناك حاجة ليحارب كلاً منا الأخر |
İç savaş başlayacağını anladığında oğlunun birini Kuzey için, diğerini Güney için savaşmaya gönderir. | Open Subtitles | "أرسل ولدا يحارب لصالح الشمال و الآخر ليحارب لصالح الجنوب" |