ويكيبيديا

    "ليست بخير" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • iyi değil
        
    • pek iyi hissetmiyor
        
    • iyi olmadığını
        
    • yolunda değil
        
    • iyi olmadığı
        
    • iyi durumda değil
        
    Annem iyi değil. O şeker hastası ve eğer bizi bırakmazsan ölecek. Open Subtitles أمي ليست بخير ، عندها مرض السكر وستموت إذا لم تطلق سراحنا
    Jack, maalesef pek iyi değil. Open Subtitles جاك , اردت فقط ان اقول لك هي ليست بخير في الوقت الحالي
    İyi değil. Çıkarmaya çalışıyorlar ama tepki vermiyor. Open Subtitles ليست بخير ، يحاولون ايقاظها ولكنها غائبة عن الوعي
    Bir cadı olduğumu en yakın arkadaşım Glen'e söylemem hiç iyi değil, ama Phoebe'nin bunu yabancılarla dolu bir odaya söylemesi sorun değil? Open Subtitles حتى انها ليست بخير بالنسبة لي ليقول غلين بلدي أفضل صديق أنني ساحرة، ولكن لا بأس لفيبي لنقول غرفة كاملة من الغرباء؟
    Hayır, kendini pek iyi hissetmiyor. Open Subtitles .كلا, فهي ليست بخير
    "Hey, Adamım, S...tiğim her şey çok iyi," 'Sebep o iyi değil! Open Subtitles مرحبا يارجل, كل شيء بخير بسبب أنها ليست بخير
    Hayır, Walt, iyi değil. Başka bir hayal daha görüyor. Open Subtitles كلا والت , إنها ليست بخير إنها تعاني أحد هلاوسها المعتادة
    Hayır, Walt, iyi değil. Başka bir hayal daha görüyor. Open Subtitles كلا والت , إنها ليست بخير إنها تعاني أحد هلاوسها المعتادة
    Kardeşimin durumu iyi değil. Ona tıbbi yardım bulmak için gidiyoruz. Open Subtitles شقيقتي ليست بخير نحن سنسعى لايجاد المساعدة الطبية لها
    Ben bakamadığımda genellikle annem ona bakardı, ama kısa bir süre önce hastaneye yattı ve durumu çok iyi değil. Open Subtitles عاد امي تراقبها حينما لا أستطيع لكن امي دخلت المستشفى مؤخرا وهي ليست بخير وهذا كان
    Onun burada kalmasını istemiyorum. Pek iyi değil. Open Subtitles لم أردها هنا في المقامِ الأوّل، إنّها ليست بخير.
    İyi değil aslında. Kan banyosu gibiydi! Open Subtitles ليست بخير على الإطلاق، كانت بمكان يوجد بها حمام دماء
    Kızın ve bebeğin durumu iyi değil ona yardımcı olacak şeyler getirmemiz gerek. Open Subtitles ،تلك الفتاة ليست بخير ولا ابنها ايضا لذا نحن نحتاج ان نذهب و نحضر بعض الاشياء لنساعدها
    Annem iyi değil ama. Open Subtitles لا ، ليس الحال بالنسبة لأمّي أمي ليست بخير
    Teyzen Bessie lösemiymiş. Durumu hiç de iyi değil. Open Subtitles خالتك " بيسي " في " فلوريدا " تعاني " لوكيميا " وهي ليست بخير
    İyi değil baba, hiç iyi değil. Open Subtitles ليست بخير, يا أبي, ليست بخير مطلقاً.
    - Jean iyi değil. Yardıma ihtiyacı var. Open Subtitles هي تحتاج المساعدة, انها ليست بخير
    Bebek iyi mi? - Hayır, o, iyi değil. - Lütfen. Open Subtitles لا لا انها ليست بخير أسفه أرجوك
    Kendini pek iyi hissetmiyor. Lütfen siz devam edin. Open Subtitles هي ليست بخير ارجوك استمري
    Evet, iyi olmadığını duydum. Nesi olduğunu sorabilir miyim? Open Subtitles اجل ، سمعت انها ليست بخير هل لديكَ مانع إن سألتك مابها؟
    Aslında hiçbirşey yolunda değil. Hiç yolunda değil. Open Subtitles لا ، ليس كل شيء على مايرام الأمور ليست بخير أبداً
    Bildiğim tek şey iyi olmadığı ve benimle bunun hakkında konuşmadığı. Open Subtitles ،كل ماأعلمه هو أنها ليست بخير ،لكن ماعدا ذلك فإنها لا تأمنني على أسرارها
    Belki biliyorsunuzdur, annesi pek iyi durumda değil. Bununla bu şekilde baş ediyordur belki. Open Subtitles كما قد تعلمين، أمّها ليست بخير ربما هكذا تتعامل مع الأمر

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد