| Kimse, ne yapmanız gerektiğini söylemiyor. İşte hayat budur... Sadece benim hayatım değil. | Open Subtitles | لا أحد يملي عليكم ما تفعلون هذه هي الحياة , لكنها ليست حياتي |
| Kalamam.Yapmam gereken çok iş var ve bu benim hayatım değil. | Open Subtitles | لا استطيع لديّ الكثير كي أقوم به و هذه ليست حياتي |
| Bu sadece benim hayatım değil babamın da hayatı. | Open Subtitles | أنها ليست حياتي أنا فقط , أنها حياة والدي أيضاً |
| Böyle yaşamaya devam edemem! Bu benim hayatım olamaz! | Open Subtitles | لا استطيع أن أعيش هكذا هذه ليست حياتي |
| Ben de senin gibi değilim. Bu benim hayatım olamaz. | Open Subtitles | أنا لست مثلك هذه ليست حياتي |
| Bana artık bunun benim hayatım olmadığını hatırlattı ve Alison'ı düşünmeye zorladı.. | Open Subtitles | واضطررت ان أذكر نفسي بأن هذه ليست حياتي بعد الآن.. وأجبرت نفسي أن أتذكر أليسون.. |
| Arkama dönüp baktığımda gördüğüm benim hayatım değil sanki. | Open Subtitles | مثل عندما أعود بذاكرتي في حياتي, إنّها تبدو فحسب ليست حياتي التي اعتبرها |
| Bu hayat benim hayatım değil. | Open Subtitles | هنالكَ خطبٌ ما.. هذه ليست حياتي |
| Bu benim hayatım değil. Bizim hayatımız değil. | Open Subtitles | إنها ليست حياتي هذه ليست حياتنا |
| Bu benim hayatım değil. | TED | هذه ليست حياتي. |
| Annesi, "Bu benim hayatım değil ve senden bir çocuk istemiyordum. | Open Subtitles | ، لقد قالت ...هذه ليست حياتي " وأنا لا أريد طفلة منك " |
| Bu hiç benim hayatım değil. | Open Subtitles | هذه ليست حياتي كلياً |
| Ama bu, benim hayatım değil. | Open Subtitles | لكن هذه ليست حياتي |
| Mahvettiği sadece benim hayatım değil. | Open Subtitles | . ليست حياتي لوحدي ستذهب |
| Fakat bu benim hayatım değil. | Open Subtitles | لكنها ليست حياتي |
| Bu benim hayatım değil. | Open Subtitles | "هذه ليست حياتي" |
| Bu benim hayatım değil. | Open Subtitles | "هذه ليست حياتي" |
| Ama bunun benim hayatım olmadığını biliyordum. | Open Subtitles | لكن لكني عرفت أنها ليست حياتي |
| Bunun benim hayatım olmadığını biliyorum. | Open Subtitles | وأعلم بأن هذه ليست حياتي |