Yani onun yerine gitmen yerine, o buraya geliyor, peki. Yoksa gemi yeterince temiz değil mi? | Open Subtitles | لذا إنه سيأتيك هنا في مكانك بدلاً من الذهاب إليه حسناً ، هل السفينة ليست نظيفة بما فيه الكفاية؟ |
# Dudağınızı ya da kaşınızı deldirmenin # # harika olduğunu düşünüyorsunuz # # ama bu hiç temiz değil # # enfeksiyon kapabilirsiniz # # geçici dövme isyan için harika bir yoldur # # iyi eski görünüşünüz kara kara düşünür # # iş halledilse dahi # | Open Subtitles | ♪ تظنون أن الروشنة أن تثقبوا شفاهكم أو حواجبكم ♪ ♪ لكن تلك العملية ليست نظيفة جدا ♪ ♪ قد تصاب بالعدوى.. |
temiz değil derken? | Open Subtitles | ليست نظيفة بما يكفي، ماذا تعني؟ |
Eminim çarşaflar temiz değildir. Kötü bir dönemde yaşadığımızı biliyorsun. | Open Subtitles | - أراهن أن الملائات ليست نظيفة. |
Belki de temiz değildir. | Open Subtitles | ربما ليست نظيفة جداً |
Buralar gibi temiz olmayan yerlerde. | Open Subtitles | الأعمال ليست نظيفة هناك كما هو الحال هنا |
Çok temiz değil ama idare eder.. | Open Subtitles | ليست نظيفة جداً لكنّها ستنظف. |
O şey temiz değil ki. | Open Subtitles | هذه الاشياء ليست نظيفة |
Yeterince temiz değil. | Open Subtitles | ليست نظيفة بشكل كافٍ |
Bu yeterince temiz değil. | Open Subtitles | هذه ليست نظيفة بما يكفي. |
temiz değil. | Open Subtitles | إنها ليست نظيفة |
temiz değil. | Open Subtitles | أنها ليست نظيفة. |
Daha temiz değil. | Open Subtitles | إنها ليست نظيفة |
Neve, su temiz değil. | Open Subtitles | (نيف) ، المياه ليست نظيفة. |
Bu sırada ben de ona, pekte temiz olmayan bir havluyla yaklaşacağım. | Open Subtitles | بينما أنا أقترب بمنشفة ليست نظيفة |