| Farkında mısın bilmiyorum ama o senin tanıdığın çocuk değil. | Open Subtitles | في حالة أنك لم تلاحظ, إنه ليس الطفل الذي عرفته. |
| Artık iki anneli garip bir çocuk değil. | Open Subtitles | إنه ليس الطفل الغريب بأمين بعد الآن |
| Düşmanımızın elinde silah olmasını tercih ederiz, çocuk değil. | Open Subtitles | نحن نفضل أعدائنا مسلحا بفأس، ليس الطفل. |
| Düşmanlarımızın ellerinde balta olmasını isteriz, çocuk değil. | Open Subtitles | نحن نفضل أعدائنا مسلحا بفأس، ليس الطفل. |
| çocuk değil, en azından kendi başına. | Open Subtitles | ليس الطفل , بل شيئاً سابق |
| İri ve beyaz. Different Strokes'taki siyahi çocuk değil yani. | Open Subtitles | ضخمٌ و أبيض البشرة، إنّه ليس الطفل الأسودمنفيلم(ديفرنتستروكس). |
| - Oradaki şey bir çocuk değil. | Open Subtitles | - هذا الشيء هناك ليس الطفل. |
| Bu şey bir çocuk değil. | Open Subtitles | هذا الشيء ليس الطفل. - اخرس. |