Peşinden gitmek yok , denemek yok bu bir seçenek değil. | Open Subtitles | ليس للذهاب من بعده، وليس لمحاولة، ليس خيارا. |
Umarım sen bana bunun mümkün olmadığını söylemeye çalışmıyorsundur, Michael, çünkü başarısızlık burada bir seçenek değil. | Open Subtitles | أنا آمل انك لا تخبرني أن هذا مستحيل مايكل لأن الفشل ليس خيارا هنا |
Ancak FBI ile temas sadece bir seçenek değil. | Open Subtitles | ولكن التواصل مع العملاء الفدراليين ليس خيارا |
Hayır, bu bir seçim değil. Ben hiç bir şeyi seçmiyorum. | Open Subtitles | كلا , إنه ليس خيارا انني لا اختار شيئا |
Hayır, bu bir seçim değil. Ben hiçbir şeyi seçmiyorum. | Open Subtitles | كلا , إنه ليس خيارا انني لا اختار شيئا |
Ve ben, Colette bunu anliyorum, ama onu goturmek gibi bir secenek yok | Open Subtitles | وانا متعاطف مع ذلك كوليت لكن اخذها ليس خيارا |
Gerçekten üzgünüm. Ama böyle bir seçeneğimiz yok. | Open Subtitles | أنا فعلا آسف لكن هذا ليس خيارا متاحا |
- Burada öyle bir seçenek yok. Gurney! - Ölmesine izin veremezsiniz. | Open Subtitles | هذا ليس خيارا هنا - لا يمكنك ان تسمح له بالموت - |
Bu adam bu canavar için tahliye bir seçenek bile değil. | Open Subtitles | العفو ليس خيارا لهذا الرجل.. الوحش |
Bugün daha fazla tasarruf yapmak bir seçenek değil. | TED | الادخار أكثر اليوم ليس خيارا. |
Pekala, bu bende işe yaramaz. Bu bir seçenek değil. | Open Subtitles | حسنا ، أنا لا أوافق على هذا هذا ليس خيارا لدينا... |
Ölmek, bir seçenek değil. | Open Subtitles | الموت ليس خيارا عليك أن تثبت خلفى |
Şu an bir seçenek değil. | Open Subtitles | هذا ليس خيارا مطروحا في الوقت الراهن |
Pekala, bu bir seçenek değil, Lacy. Müşteri fikrini değiştirdi. | Open Subtitles | هذا ليس خيارا ًً يا (ليسي) لقد غيّر المُشترون رأيهم |
- Bu seçim değil. | Open Subtitles | -ذلك ليس خيارا . |
Boyle bir secenek yok, degil mi, Deacon? | Open Subtitles | ذلك ليس خيارا, أليس كذلك, (ديكون)؟ |
- Başka seçeneğimiz yok, polisi... | Open Subtitles | - يك هنالك، هذه ليس خيارا هنا. لدينا... |
Onu kullanmak gibi bir seçeneğimiz yok. | Open Subtitles | إنه ليس خيارا. |
- Öyle bir seçenek yok. | Open Subtitles | -ذلك ليس خيارا أيضا |
Benim geldiğim yerde bu bir seçenek bile değil. | Open Subtitles | ليس من حيث أتيت.هذا ليس خيارا |