| Anneme emir verebilirsiniz, bayan Preston, bana değil. | Open Subtitles | يمكنك أن تصدرى الأوامر لوالدتى , يا سيدة بريستون . و ليس لى |
| Komitenin başarısı, yalnızca bana değil ekibin tüm üyelerine aittir. | Open Subtitles | فقرار اللجنة وهو ليس لى وحدى بل مشارك فيه أعضاء الفريق بأكمله |
| Hayır, direk bana değil. Ben aracı değilim. | Open Subtitles | . لا , ليس لى مباشرة , يدى بعيدة عن ذلك الأمر |
| Benim için değil sana o hayatı şartsız, koşulsuz veren birine. | Open Subtitles | ما زال هناك حب فى قلبك ليس لى لكن لأحداً ما |
| Bunu Benim için değil, Athos bir zamanlar sahip olduğumuz ve olabileceğim şeyler için yap. | Open Subtitles | هذا ليس لى اثوس هو لكل شىء كان من قبل وسيكون مرة اخرى |
| Sadece Benim için değil, birim için de utanç verici bir şey. | Open Subtitles | وذلك ليس لى فقط , بل لكل العاملين هنا |
| Bu sözleri bana değil başkalarına söyle. | Open Subtitles | وفر هذا الكلام الى شخص اخر و ليس لى |
| bana değil, hayır. Anubis kendisi bu konuya ilgi duyuyor. | Open Subtitles | ليس لى ، فأنوبيس شخصيا يهتم بهذا الأمر |
| - Üzgünüm bu bana değil. - Ama efendim, eğer bir saniye- | Open Subtitles | اسف, هذا ليس لى ولكن, سيدى, لو سمحت... |
| Kesinlikle öyle, fakat bana değil ve kesinlikle müdüre de değil. | Open Subtitles | ليس لى و بالطبع ليس للمدير |
| Umrumda değil. bana değil sana dedi. | Open Subtitles | -أنا لا أهتم أنه يقول لك و ليس لى |
| Bir yanlışlık olmalı. Bu bana değil. | Open Subtitles | أوه ، إنه ليس لى |
| Ama bana değil sana! | Open Subtitles | ولكن ليس لى ولكن إليك |
| Ne yazık ki bana değil. | Open Subtitles | للأسف ، ليس لى |
| bana değil. | Open Subtitles | ليس لى |
| Benim için değil tabi. Yeğenim Kendra için. | Open Subtitles | فى الحقيقه ، ليس لى إنه لأبنه أختى "كيندرا"ْ |
| Benim için değil. | Open Subtitles | ليس لى, لا ,لا. |
| Sen uzakta iken değiştirilen dünya. Benim için değil. | Open Subtitles | اثناء ابتعادك, العالم تغير- ليس لى |
| Benim için değil. | Open Subtitles | اثناء ابتعادك, العالم تغير- ليس لى -. |
| Benim için değil. | Open Subtitles | الذى يعرفك هذا انة ليس لى |