| Masam hazırlanmıştı ve Bay Duncan Ross da beni karşılamak için oradaydı. | Open Subtitles | المنضدة مجهزة لى والسيد دنكان روس كان هناك ليشرف على بدايتى للعمل. |
| İstersen programını montajlaması için başka bir yapımcı görevlendirebilirim. | Open Subtitles | لو أردت يمكن أن أضع منتجا آخر ليشرف على برنامجك |
| Teğmen Yuki buraya Merkez Şehir'den madenden sorumlu olması için gönderildi. | Open Subtitles | المساعد يوكي ارسل من المنطقة الوسطى ليشرف على هذه المنجم |
| Evet, insan kalıntılarını düzgünce kaldırılmasını sağlamak için getirilmiş. | Open Subtitles | أجل، أُحضر إلى هنا ليشرف على التعامل الصحيح لجميع الجثث |
| Soruşturmayı denetlemesi için, kanıtların bozulmadığından ve her şeyin düzgünce yapıldığından emin olmak için onu buraya getirebilirim. | Open Subtitles | إن استطعت احضاره إلى هنا ليشرف على التحقيق، تأكد أن الدليل سيبقى سليماً، تأكد أن كل شيء سيعامل كما ينبغي، |
| Kendisi, Mickey Stone olayını denetlemek için burada. | Open Subtitles | إنه هنا ليشرف على مراقبة ميكي ستون. |
| Şef çok etkilendi. Temizlik için 23'ü gönderdi. | Open Subtitles | الرئيس سعيد جداً لقد أرسل العميل (23) ليشرف على تنظيف المنطقة |
| Senin uyuşturucu ticaretini yönetmek için mi? | Open Subtitles | ليشرف على تجارتك في المخدرات؟ |
| Düğünümüz için Fransız mutfağına hakim iyi bir şefle anlaşmıştık. | Open Subtitles | (مايك) وأنا قد قابلنا طباخٌ عالميّ ومتدرب على الطهي الفرنسي ليشرف على طبخِ طعام زواجنا. |