| Burt herhâlde, Jim'in Trevelyan'ı öldürmek için odasına girdiğini gördü. | Open Subtitles | لابد ان بيرت قد رأى جيم وهو ذاهب لغرفة ترافيليان ليقتله |
| Ama senin gibi entrikacı birinin bile sadece Emil Kurtz'e, sırf sonrasında öldürmek için casusluk yaptıracağından şüphe duyduğum için masumiyetin kanıtlanıyor gibi görünüyor. | Open Subtitles | لكن بما اني اشك في رجل ميكافلي مثلك يمكن ان يغري كرتز ليتجسس عليه فقط ليقتله لاحقاً |
| öldürmesi için bir sebep yoktu. | Open Subtitles | ليس لديه سبباً ليقتله |
| Onu öldürmesi için birini tuttunuz. | Open Subtitles | إذاً استأجرت أحدهم ليقتله |
| O son derece tehlikeli bir adam. Ben onu bir polisi öldürmeye çalışırken gördüm. | Open Subtitles | إنه رجل خطر جداً لقد جرى خلف رجل شرطة ليقتله أمامي |
| Büyük bir sigorta şirketinin başkan yardımcısı olan sıkıcı biriydi. Kimse onu öldürmek istemezdi. | Open Subtitles | ،في شركة تأمين رائدة لم يكن أحد ليقتله |
| Çocuğu bulup öldürecek. Mısır'a gidin. | Open Subtitles | هو يعرف بميلاد الطفل ويبحث عنه ليقتله |
| Ya da onu öldürmek için kanalizasyondan çıkmıştır. | Open Subtitles | . او ان القاتل خرج من البالوعة ليقتله |
| O manyak adam öldürmek için rahibi sabahları rahibi takip etmeye başladı. | Open Subtitles | المختل جاء وراء القس المسكين ليقتله ... انا لا اعرف |
| Bay Delfino, babamı alıp öldürmek için uzaklara götürmüş. | Open Subtitles | اخذ السيد "دلفينو " أبي بعيدا ليقتله |
| öldürmek için tasarladı. | Open Subtitles | بناها ليقتله |
| Bekle, öldürmesi için ona zamna ver. | Open Subtitles | إنتظر، إعطيه الوقت ليقتله |
| Sen ve Klaus çoktan birisini Jeremy'ye öldürmesi için sundunuz. | Open Subtitles | أنتَ و(كلاوس) سبق وقدمتما أحدهم إلى (جيرمي) ليقتله. |
| Soygun sırasında kendisini öldürmesi için Martin Cordova'yı tuttu. | Open Subtitles | بقد استأجر (مارتين كاردوفا) ليقتله أثناء سرقة البنك |
| Fakat bunun yerine, onu öldürmesi için Hannibal'ı manipüle edebilirim. | Open Subtitles | (ولكنني أستطيع التلاعب بـ(هانيبال ليقتله بنفسه بدلاً مني |
| Evet, şimdi normalden farklı olarak dışarı çıktığında onu öldürmeye çalışan biri var. | Open Subtitles | أجل ,إلا انه عندما يغادر الآن سيكون هناك شخص بانتظاره ليقتله |
| Ama onu öldürmeye yetecek kadar da değildi. | Open Subtitles | لكن لا يكفي ليقتله |
| Godzillayı onu öldürmeye gönderelim. | Open Subtitles | لنرسل عليه قودزيلا ليقتله |
| Bazıları onu öldürmek, bir tanesi de korumak için. | Open Subtitles | , العديد ليقتله واحدة لتحميه |
| Bazıları onu öldürmek, bir tanesi de korumak için. | Open Subtitles | , العديد ليقتله واحدة لتحميه |
| Hayır dersen onu öldürecek başkasını bulurlar ve sonra da seni öldürürler. | Open Subtitles | -إن رفضتِ، سيجدون غيرك ليقتله و بعدها سيقتلونكِ |
| Yani oralarda bir yerde hala öldürecek bir şeyler var demektir. | Open Subtitles | مما يعني أنه تبقي شئ ليقتله |