Bir gün hücre arkadaşım bana okusun diye gazetenin spor sayfasını almak için koşturdum. Ve kazara işle ilgili bölümü açtım. | TED | ذات يوم اندفعت لأحصل على صفحة الرياضة من الجريدة ليقرأها لي رفيقي في الزنزانة، ولكني بالخطأ أخذت صفحة الأعمال |
Bu belgeleri babanıza verin, okusun ve imzalasın. | Open Subtitles | حسنا، يمكنك أن تعطي هذه الأوراق إلى أباك ليقرأها ويوقعها |
Ve insanlar okusun diye, hepsini bu kütüphaneye koymuşlar. | Open Subtitles | و عرضوهم ليقرأها البشر |
Bırak başkası okusun. | Open Subtitles | ليقرأها شخص آخر |
Muhtemelen yavaş kısımlarda okuması için rahimdeki urlarla ilgili bir dergi getirirdi. | Open Subtitles | كان قد جلــــــب معــه مجـــــلّة الأورام الليفية الرحمية ليقرأها خلال أوقات راحة اللحظات الحميمة. |
Bunun çok zor geldiğini itiraf etmeliyim... ama sayfaları teslim etmeden önce okuması için Cheech'e götürdüm. | Open Subtitles | أعترف بأنه قد أصبح أكثر صعوبة و قبل أن أقوم بتسليم الصفحات أعطيتهم إلى " تشيتش " ليقرأها |
Ve insanlar okusun diye, hepsini bu kütüphaneye koymuşlar. | Open Subtitles | و عرضوهم ليقرأها البشر |
Herkes okusun diye salakların internette yazdıkları şeyler. | Open Subtitles | It's... إنها أمور يضعها الفاشلون على الانترنت ليقرأها الجميع |
Birisi şunu okusun. - Kabul edilmiş. | Open Subtitles | ليقرأها أحدنا |
Yakında toplantıları var, senaryoları okuması lazım. | Open Subtitles | لديه أجتماعات قادمة سيناريوهات ليقرأها |