| Şimdi, o çirkin, sarı elbiseleri yalnızca burada giymek zorundasın. | Open Subtitles | أجل،الآن،عليكِ لِبس الفساتين الصفراء القبيحة تلك هُنا كل ليلة. |
| Siz ikiniz bu elbiseyi giymek istemiyor musunuz? | Open Subtitles | أنتم الاثنان لا تُريدون لِبس الفساتين |
| Elbise giymek Western Union'da işine yaramaz. | Open Subtitles | لِبس الرداء لن يساعدكِ فيمشروع"ويسترنيونيون" |
| Bugün sütyen takmayı tamamen unutmuşum. | Open Subtitles | أدركتُ أنا كلياً نَسى لِبس a حمالة صدر اليوم. |
| Kendi evimde kulak tıkacı takmayı reddediyorum. | Open Subtitles | أَرْفضُ لِبس سدادةِ الأذن في مَنْزِلِي. |
| Bizi etkilemek için güzel bir şey giymek istemiş. | Open Subtitles | أرادتْ لِبس الشيءِ لطيفِ لإعْجابنا. |
| Marissa, Prada Mary Janes'i giymek istemişti ama ona Manolos giymesini söyledim. | Open Subtitles | ماريسا أرادتْ لِبس هذه الماركة ّ(برادا ماري جيمس)ّ... ... لَكنِّيأخبرتُهابأنْتَلْبسَ ماركة ّ(ستليو مانلوس)ّ. |
| Emniyet kemerini takmayı unutma. | Open Subtitles | لا تَنْسِ لِبس حزامِ مقعدكَ |