| Bazen hiç nedensiz kırıcı olabiliyorsun. | Open Subtitles | تكون مؤذياً أحياناً بدون سبب على الأطلاق |
| Söylediğin şeyleri düşünüyordum, kırıcı olmak istemesen bile söylediklerin doğruydu. | Open Subtitles | كنت افكر بما قُلته وحتى وأن لمَ تعني بأن تكون مؤذياً كل هذا صحيح |
| Sadece Charlie değil, sen de nedensiz yere kırıcı olabiliyorsun. | Open Subtitles | تشارلي) ليس الشخص الوحيد) الذي قد يكون مؤذياً بدون سبب |
| Bana çektiği bıçakla hiç de zararsız gözükmüyordu. | Open Subtitles | السكين الذي أشهرها في وجهي لم يكن شكلها غير مؤذياً |
| Oldukça zararsız. | Open Subtitles | التقيّؤ يجب أن يتوقف قريباً، هذا ليس مؤذياً بشدة. |
| Başlangıçta zararsızdı. | Open Subtitles | في البداية لم يكن الأمر مؤذياً |
| - Spike zararsızdı. Yardım ediyordu. - Spike'ın başka seçeneği yoktu. | Open Subtitles | سبايك) كان غير مؤذياً , لقد كان يساعد) لم يكن لديه خياراً |
| Çok kırıcı duruyor. Bu ne kadar uzun sürdü peki? | Open Subtitles | هذا يبدو مؤذياً كم استمر هذا ؟ |
| Anjiyogenez gerçekleşmese, tümör iğne başı boyutunda kalır ve zararsız olur. | TED | بدون "الانجيوجينسس"، يبقى الورم بحجم رأس دبّوس وليس مؤذياً. |
| Peki hangisini, ya zararsız olan değilse? | Open Subtitles | إذاً أي واحد لدي إذا لم يكن مؤذياً ؟ |
| "Şu eşek arısının yuvası zararsız görünüyor" | Open Subtitles | عش الدبابير هذا لا يبدوا مؤذياً |
| Başta zararsız göründü. | Open Subtitles | في أول الأمر , بدا غير مؤذياً. |
| Her zaman zararsız değildir. | Open Subtitles | إن ليس مؤذياً دائماً |
| O adam zararsızdı. | Open Subtitles | الرجل لم يكن مؤذياً |
| - Yersizdi ama zararsızdı. | Open Subtitles | غير ملائم لكن لم يكن مؤذياً |
| Yaptığımız şey zararsızdı. | Open Subtitles | ما فعلناه لم يكن مؤذياً |