| Mary, Francis'i bu karardan vazgeçirmelisin. | Open Subtitles | ماري يجب عليك جعل فرانسيس يرى كم هذا خاطئ |
| Eğer Mary hamile kalırsa, kimin çocuğu olduğu hakkında hiçbir şüphe kalmamalı. | Open Subtitles | لو حدث وان حملت ماري يجب ان لايكون هناك اي كلام من اي احد عن نسب هذا الطفل |
| Anlamalısın, Mary. Anlamalısın. | Open Subtitles | يجب أن تفهمى، ماري يجب أن تفهمى |
| Babası, toprağı bol olsun, her zaman bana şöyle derdi "Mary, Sheldon'a karşı sabırlı olmalısın." | Open Subtitles | والده المتوفى اعتاد أن يقول لي " ماري يجب تأخذي وقتك مع شيلدن " |
| Katip, "Görünüşe göre Mary, orta kovaya girmeli" dedi. | TED | قال المُسجل: "يبدو أن (ماري) يجب أن يذهب للمجموعة الوسطى." |
| Mary, hala benim içkilerimi içiyorlar. | Open Subtitles | ماري يجب أن تكفي عن ذلك |
| Mary'nin kendi hakkını savunması lazım. | Open Subtitles | ماري يجب ان تعتمد على نفسها |
| Sen bir yere göndermeden önce Mary okumalı. | Open Subtitles | حسنا، (ماري) يجب أن تقرأها قبل أن ترسلها لأي مكان. |
| - Mary Londra'ya gidiyor. | Open Subtitles | ما الذي يحدث ؟ . (ماري) يجب أن تذهب إلى (لندن) |
| Tom, Mary, gelmeniz lazım. Robert konuşma yapmak üzere ve iyi bir fikir değil. | Open Subtitles | (توم), و(ماري), يجب عليكما المجيء فـ(روبرت) على وشك إلقاء خطاب |
| Mary, acele etmemize gerek yok. | Open Subtitles | ماري يجب ان لانستعجل الامور |
| Mary, planlarımızı gözden geçirmeliyiz... | Open Subtitles | ماري يجب ان نعيد النضر بمخططنا... |
| Mary, buradan gitmemiz gerek. | Open Subtitles | ماري يجب ان نغادر من هنا |
| Yapmak zorundasın Mary, iptal etmek zorundasın. | Open Subtitles | يجب أن تفعلي ذلك, يا (ماري), يجب أن تلغي العرض |
| Mary, bize oğlunun nerede olduğunu söylemelisin. | Open Subtitles | (ماري), يجب أن تخبرينا أين هو ابنكِ. |
| Mary, Buna mecburum. | Open Subtitles | "ماري" يجب عليّ هذا. |
| İyi olacağım. Mary, birazcık yeteneğim olduğunu kabul etmelisin. | Open Subtitles | سأكون بخير، (ماري) يجب أن تثقي بمهارتي |
| Hayır, Mary. Artık ona yatıştırıcı verebilir miyiz? | Open Subtitles | كلا, يا (ماري) يجب أن يرجع إلى الخزان؟ |
| - Mary'nin korunması lazımdı. | Open Subtitles | ماري) يجب أن تتم حمايتها) |
| Mary, yemen lazım. | Open Subtitles | (ماري) يجب أن تأكلي. |