| Evet, annem bunları alabilmemiz için büyük anneme fazladan para gönderdi. | Open Subtitles | نعم، أمي أرسلت مال إضافي للجدة لتشتريه لي |
| Eğer onu bulursanız fazladan para kazanmak ister mi diye bir sorun. | Open Subtitles | ... إذا وجدتموه أبدًا أسئلوه إن كان يُريد أن يكسِب مال إضافي |
| Ekstradan biraz para kazanıyordur belki diyorum... bir mobilya satıcısına metresini öldürmesinde yardım ederek. | Open Subtitles | أقول إنّ بإمكانه جني مال إضافي بمساعدته بائع مفروشات ثرياً في قتل صديقته الحميمة |
| Amcanıza hafta sonu için arkadaşlık etsinler diye ödül avcısına ve özel dedektife biraz para verdim. | Open Subtitles | أعطيت صائد الجوائز و المحقق الخاص مال إضافي ليكونوا أصدقاءه لنهاية الأسبوع |
| Eşim ve çocuklarım için daha fazla para kazanmak için girdim bu işe. | Open Subtitles | لقد انضممت للجنود المدنيين فقط للحصول على مال إضافي لزوجتي وأطفالي |
| Ama ekstra para istersen müşterileri kapına dizeriz. | Open Subtitles | لكن إذا أردتك كسب مال إضافي سنجعلهم يصطفون عند الباب |
| Yaptığın ekstra iş için, ekstra ücret almalısın. | Open Subtitles | أنتِ تعملين عمل إضافي، وتنالين مال إضافي. |
| Ayrıca para kazanmak için bunları restoranda satmamız gerekiyor. | Open Subtitles | بالإضافة إلى أننا مازلنا في حاجة إلى بيعها في المطعم لنجني مال إضافي. |
| İstediğim son şey vahşi bir diktatörü ikna etmeye fazladan para verdiğim için eleştirilmek. | Open Subtitles | آخر ما أريده هو أن أجبر على منح مال إضافي لدكتاتور وحشي من الوكالة الأمريكية للتنمية الدولية من أجل استمالته وحسب |
| İstediğim son şey vahşi bir diktatörü ikna etmeye fazladan para verdiğim için eleştirilmek. | Open Subtitles | آخر ما أريده هو أن أجبر على منح مال إضافي لدكتاتور وحشي من الوكالة الأمريكية للتنمية الدولية من أجل استمالته وحسب |
| Aylık Broşür Kulübü'm bana... ..fazladan para kazandırmaya başladı. | Open Subtitles | كتيبي لنادي الشهر سيبداء بتوفير مال إضافي |
| - Telekızın fazladan para alacağı bir şeye benziyor. | Open Subtitles | يبدو أكثر كشيء ستفعله فتاة الترفيه مقابل مال إضافي |
| Yani ne zaman elinize biraz fazladan para geçse akıllılık etmeye çalışıp televizyonu açıyorsunuz. | Open Subtitles | مايعني، المرة الوحيدة التي تحصلون بها على مال إضافي قليل وتحاولون أن تكون أذكياء بشأن الأمر، تشاهدون التلفاز |
| Sonra son sınıftayken fazladan para kazanamak için ilaç denekliğine başlamış. | Open Subtitles | ثم أثناء سنة تخرجها بحثت عن عمل لجني مال إضافي انضمت كموضوع بحث في مجال العقاقير |
| Çocuğum doğmak üzere. Kenara biraz para atmak istemiştim, tamam mı? | Open Subtitles | أنا أستقبل مولوداً وأحاول توفير مال إضافي |
| Etti efendim, cebimde de biraz para kaldı. | Open Subtitles | ذلك ما فعلته يا سيدتي، مع مال إضافي في جيبي. |
| Şöyle bir kaç saatliğine. Hiç değilse eline biraz para geçer. | Open Subtitles | تعلمين ، حتى يمكنه إكتساب مال إضافي |
| daha fazla para gelirse çok daha iyi hissedeceğim. | Open Subtitles | سأشعر بتحسن قطعاً, لو كان سيأتينا مال إضافي |
| Oldum olası, daha fazla para kazanmak için restoranlarda çalışmışımdır. | Open Subtitles | لطالما عملت في المطاعم لأجني مال إضافي |
| Sana daha fazla para vermiyoruz. | Open Subtitles | لن نعطيك أي مال إضافي |
| Üniversitedeyken bir gey barda çalışırken takmışlardı çünkü erkek memelerimi ekstra para için gösteriyordum. | Open Subtitles | استحقيته في الكلية عندما عملتُ في حانة للشواذ وكنتُ أريهم ثدييّ الرجالي من أجل مال إضافي. |
| Çok iyi çalarsan ekstra para ödediğini söylüyorlar. | Open Subtitles | يقال أنه يدفع مال إضافي لمن يغني جيداً. |
| Benim de hayır demeyeceğim yetişkin filmleri izlemek isterse ekstra ücret alırım. | Open Subtitles | مال إضافي إن طلب افلام للبالغين اريد رؤيتها |
| Bu şeyi her kim çaldıysa ya para kazanmak için yapıyor ya da bir terörist saldırısının son aşaması. | Open Subtitles | من سرق هذا يبحث عن مال إضافي أو أنه هجوم إرهابي في مراحله الأخيرة |