| Önemli olan şey, kendiniz yerine başkasına harcamanızdır. | TED | مايهم حقيقة هو في أنك أنفقت هذا المال على شخص آخر عوضًا عن نفسك نرى هذا مرارًا و تكرارًا |
| Fakat artık uygulama çağındayız, burada Önemli olan işi yapmak, ürün kalitesi, hız ve veri. | TED | ولكننا الآن في عصر التنفيذ، حيث مايهم حقاً هو الأداء وجودة المنتج والسرعة والبيانات. |
| Önemli olan, onun kimseyi kör ettiğine, sakatladığına veya şifa dağıtmak dışında kimseye el kaldırdığına dair hikaye olmaması. | Open Subtitles | كل مايهم انه ليس هناك قصة بانه قد جعل احدا اعمى ليس هناك قصة بانه قد جعل احدا كسيحا انه رفع يده فقط ليشفي |
| Tüm mesele dinlemekte, yazmaya hazır hale gelmekte. | Open Subtitles | كل مايهم بالاستماع، أن تكون على استعداد ان تحصل عليها |
| Pekala, baştan başlayalım. Kargaşa'nın ailesinin ona verdiği ismi söyleyin ve sizi federal ajana saldırmaktan suçlayalım. | Open Subtitles | حسناً, لنبدأ من جديد, أخبرونا الأسم الذي أعطاه والدا (مايهم) لهُ |
| Bence herkesin biraz sakinleşmesi ve düşüncelerini toplaması en önemlisi. | Open Subtitles | اعتقد مايهم هو ان نهديء الوضع حالياً واعطاء الجميع فرصة لترتيب افكارهم |
| Önemli olan, senin hakkında güzel hiçbir şey söylemediğim konusunda haklıydın. | Open Subtitles | مايهم أنك على حق حينما قلت أني لم أقل لك شيئاً لطيفاً |
| Şu an için Önemli olan, savaşta olmamızdır. | Open Subtitles | مايهم هو اننا منذ هذه الحظة , في حالة حرب |
| Ne önemi var ki artık? Bizi kurtardı, Önemli olan bu. | Open Subtitles | مالفرق في معرفة الكيفيه لقد أنقذنا وهذا مايهم |
| Önemli olan ödenecek bedeldir. | Open Subtitles | كل مايهم هو الثمن؟ هو ما لم يحصل عليه أحد |
| Önemli olan tanışmış olmamız ve aramızda her şeyin mükemmel gitmesi. | Open Subtitles | مايهم بأننا تقابلنا وكيف هذا الشيء جيد بالنسبة لنا |
| Ama Önemli olan, siz kim olduğunuzu ve dünyanın sizi nasıl görmesini istediğinizi biliyorsunuz. | Open Subtitles | ولكن مايهم هو أن تعلمون من أنتم حقا وأن تعرفوا كيف تريدوا العالم أن يراوكم |
| Ama kazanmak mesele değil, Önemli olan zirvede olmak. | Open Subtitles | و ليس الفوز هو مايهم وإنما أخذ جزء من النقاط |
| Tek mesele, bu mağazayı bir günlüğüne müşterilerle doldurup taşırmak. | Open Subtitles | كل مايهم هو أني سأملأ هذا المتجر بالزبائن في يوم واحد |
| Kargaşa'nın yerine, basçı olarak? | Open Subtitles | لقد عوضت مكان (مايهم) على الغيتار الجهير؟ |
| Kargaşa ölmüş ve Westbound kulvarı, Devlet Yolu 66 6 Numaralı köprü altına gömülmüştü. | Open Subtitles | . أن (مايهم) ميت و مدفون تحت الجسر رقم 6 من طريق (ويست بود لاين) على طريق الولاية رقم 66 |
| Emmet, sen mutlu ol yeter. En önemlisi bu. | Open Subtitles | إيميت , مادمت سعيدا فهذا هو كل مايهم |
| Fark eden tek şey, zavallı birinin ölmeden önce biraz huzur ve... | Open Subtitles | مايهم الآن هو أن يحظى الفتى المسكين ببعض الأمان والسعادة قبل رحيله |
| İster inan ister inanma ama New York tiyatrolarında sadece onun fikri önemlidir. | Open Subtitles | صدق او لا كل مايهم بخصوص مسارح نيويوك هي ماتهم |
| Hatırlanacak önemli şey bir daha kazalar olmasın diye hepimizin dikkatli olması gerektiği. | Open Subtitles | مايهم الآن هو أنّه علينا أن نتوخى الحذر حتى لاتقع هذه الحادثة مجددا |
| Her şeyin sonunda asıl Önemli olan tek şey mezar taşında yazan şeydir. | Open Subtitles | فهو كل مايهم في نهاية اليوم فما يكتب على قبرك هو اسمك |