| ne demek istediğini anlıyorum ama yıkanabilir ve elbiselerini yıkayabilirsin. | Open Subtitles | اعرف ما تعنينه ولكن يمكنكِ ان تأخذي حماماً يمكنكِ ان تغسلي ثيابكِ |
| Kişisel sınırlar hakkında ne demek istediğini anlıyorum. | Open Subtitles | أرى ما تعنينه بخصوص الحدود الشخصية |
| Sanırım ne demek istediğini anlıyorum. | Open Subtitles | أعتقد بأني أفهم ما تعنينه |
| Onu delik deşik bir halde görmek istemiyorum, eğer bunu kastediyorsan. | Open Subtitles | لا اريد مشاهدة جسده مليئ بالثقوب لو كان ذلك ما تعنينه |
| Eğer, sohbet ile arkamdan konuştuğunu ve adamın yatırım şirketinin işini aldığını kastediyorsan o halde evet, bana anlattı. | Open Subtitles | إن كان ما تعنينه التصرف دون علمي وكسب أعماله الاستثمارية فأجل، أخبرني |
| ne demek istediğini anlamadım. | Open Subtitles | لا أعرف ما تعنينه |
| Kişiliği derken ne demek istediğini anladım. | Open Subtitles | أرى ما تعنينه بشخصيتها |
| Ya, ne demek istediğini biliyorum. | Open Subtitles | نعم أعلم ما تعنينه |
| Evet, ne demek istediğini anladım. | Open Subtitles | -نعم، أعلمُ ما تعنينه |
| ne demek istediğini çok iyi anlıyorum. | Open Subtitles | أعلم ما تعنينه |
| ne demek istediğini anlıyorum | Open Subtitles | أعرف ما تعنينه |
| ne demek istediğini anlıyorum. | Open Subtitles | أعلم ما تعنينه |
| Kafayı yediğimi kastediyorsan, yanlıyorsun. | Open Subtitles | أنا لم افزع إن كان هذا ما تعنينه حسناً؟ |